Budapeşte’de çaylar meyveli, sohbetler torunlu!
Ahmet Sağlam | 21/05/2025 tarihli Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi Değerlendirmesi
Macaristan’ın başkenti Budapeşte, bu günlerde yalnızca Tuna Nehri’nin değil, aynı zamanda Türk dünyasının kardeşlik ve stratejik iş birliği akışına da ev sahipliği yapıyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın Gayriresmî Zirvesi, sıcak çay sohbetlerinden stratejik gündemlere uzanan çok boyutlu bir diplomasi zemini sundu.
Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de devam ediyor. Liderler bir arada, gündem yoğun… Ama bazen en güçlü mesajlar, en neşeli anlarda veriliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev arasında bol kahkahalı, samimi bir çay sohbeti yaşandı. Torun sayısı yarışı 9-9 berabere bitti! Erdoğan: “Gelecek SAĞLAMda!”
Yan masadaki Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e dönüp “Genç, çok genç” diyen Erdoğan, Aliyev’i işaret ederek, “Bu hiç ihtiyarlamıyor!” esprisiyle dostane atışmaları da eksik etmedi.

Ama bu neşeli görüntüler sadece hoş birer anı değil; Türk dünyasının meselelerinin soft power ile çözülebileceğinin en tatlı kanıtı. KKTC meselesi de dahil olmak üzere birçok hassas başlık, ancak bu samimi iklimle, güçlü diplomasiyle çözülebilir.
Alınan Kararlar: Stratejik Derinlik ve Kurumsal Dayanışma Zirvede alınan kararlar, yalnızca güncel meseleleri değil, aynı zamanda gelecek on yılları şekillendirme potansiyeline sahip stratejik adımlar içeriyor:
• KKTC’ye Gözlemci Statüsü: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, Türk Akademisi nezdinde Gözlemci Statüsü verilmesi, KKTC’nin Türk dünyasıyla kurumsal entegrasyonunun güçlenmesi açısından kritik bir adım oldu.
• Bilimsel Dayanışma: Nobel Ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’a verilen Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü, Türk dünyasında bilimsel liderliğin teşvik edilmesine yönelik anlamlı bir mesaj niteliği taşıyor.
• Nevruz, Türk Dünyası‘nın ortak bayramı oldu.
• Stratejik Ortaklık Anlaşmaları: Üye ülkeler arasında “Stratejik Ortaklık ve Kardeşlik Anlaşması” imzalanması önerildi. Bu öneri, kurumsal iş birliklerini hukuki zemine taşıyacak bir yapı sunuyor.
• Ticaretin Dijitalleşmesi: “Turk-Trade” adlı dijital platformla birlikte karşılıklı ticaretin artırılması için eylem planı hazırlandı. Ortak pazar oluşturma yönünde önemli bir adım.
• Ulaştırma ve Lojistik: Trans-Hazar koridorunda “tek pencere” ve “yeşil koridor” sistemlerinin uygulanması planlanıyor. Kasım ayında Taşkent’te düzenlenecek uluslararası lojistik forum da bu süreci destekleyecek.
• Yatırım Portalı ve Ortak Girişimler: Türk Yatırım Fonu’nun daha etkin kullanımı, ortak girişim şirketlerinin kurulması ve yatırım portalı ile ekonomik entegrasyon hedefleniyor.
• Sanayi İş Birliği: Kimya, enerji, madencilik, tekstil, ilaç ve gıda sektörlerinde büyük üretim kapasiteleri oluşturulması gündeme geldi.
• İklim ve Çevre: Budapeşte’de kurulacak Kuraklıkla Mücadele Enstitüsü, çevre sorunlarına karşı Türk dünyasının ortak refleks geliştirmesini sağlayacak. Hazar Denizi’ndeki su seviyesinin düşmesi gibi konularda ortak araştırmalar önerildi.
• Eğitim ve Kültür: Taşkent’teki Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi’nin önemi vurgulandı. TÜRKSOY’un kurumsal yapısının güçlendirilmesi ve Türk Kültür Vakfı toplantısının Özbekistan’da yapılması önerildi.
________________________________________
Yeni Başkentler ve Yeni Projeler
• Aktau şehri 2024 yılı için “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edildi.
• Türkistan’da seçim kurumları arasında danışma platformunun ilk toplantısı yapıldı.
• Almatı, Haziran itibarıyla TDT Gençlik Başkenti oldu.
• Kazakistan, Çin sınırında üçüncü demiryolu geçiş noktası açarak dijital gümrük ve transit kolaylıklarına hız verdi.
• Hazar Denizi altından döşenecek fiber optik kablo ile dijital bağlılık artırılıyor.
• Trans-Hazar petrol ve doğalgaz boru hattı projesi, uluslararası enerji arz güvenliğinde yeni fırsatlar sunuyor.
• Azerbaycan’a, Kazak petrolünün Avrupa’ya ihracatına verdiği destek için özel teşekkür iletildi.
________________________________________
Sonuç: Sözden Eyleme Geçilmeli
Budapeşte Zirvesi, sadece protokol düzeyinde değil; eylem odaklı, sahaya dönük ve yapıcı iş birliğini önceleyen bir diplomasi örneği sundu. Ancak bu kararların gerçek etki yaratması, yalnızca alınan kararlarla değil, bu kararları stratejik hamlelere dönüştürecek kararlı Türk diplomatlarının iradesiyle mümkün olacaktır. Aksi hâlde bu kararlar kağıt üzerinde kalır; potansiyel, gerçekliğe dönüşemez.
Zirvenin samimi atmosferi ve güçlü çıktıları, Türk dünyasının ortak hedefler etrafında nasıl kenetlenebileceğini bir kez daha gösterdi. Bu birliktelik bir sarraf inceliği ile işlenirse yalnızca geçmişin değil; geleceğin de ortak akılla yazılabileceğinin habercisi olur.
Not: Bu zirvede eksikliğini hissettiğim nokta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile daha güçlü ve kararlı bir birliktelik mesajının yeterince vurgulanmamış olmasıydı. Ayrıca, KKTC Cumhurbaşkanı’nın ve Türkmenistan Devlet Başkanı’nın da zirvede yer alması, Türk dünyasının kapsayıcılığı ve ortak vizyonunun sergilenmesi açısından son derece anlamlı olurdu.
