Ahmet Sağlam

Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın ABD ile Yaptığı Ticari Anlaşmaların Fırsatları ve Riskleri

Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın ABD ile Yaptığı Ticari Anlaşmaların Fırsatları ve Riskleri: “Dünya Ekonomisinin Parlayan Yıldızı Orta Asya (Türkistan)”

Kazak ve Özbek Ekonomisi Dünyaya Gücünü Gösterdi

Dünya genelindeki en büyük diplomatik etkinliklerden biri olan ve üye ülkelerin liderlerini bir araya getiren Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 80’incisi, 23–29 Eylül 2025 tarihleri arasında “Birlikte Daha İyi: Barış, Kalkınma ve İnsan Hakları İçin 80 Yıl ve Daha Fazlası” temasıyla ABD’nin New York kentinde düzenlenmektedir. Ana tema toplantısı ise 23 Eylül 2025 Salı günü gerçekleştirilmiştir.

Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler’in 80. Genel Kurulu’na katılmak üzere Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentine gitmiştir.

Söz konusu ziyaret kapsamında ABD ile Özbekistan ve Kazakistan arasında birçok ticari anlaşma imzalanmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirilen bu anlaşmalar, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinin son yıllarda dünya ekonomisi açısından ulaştıkları önemli seviyeyi de ortaya koymaktadır. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Kazakistan ve Özbekistan ile yapılan ticari anlaşmaları büyük bir başarı olarak dünyaya ilan etmesi, Türk devletlerinin Orta Asya’da (Türkistan’da) ulaştıkları ekonomik kapasiteyi açıkça göstermektedir.

Son dönemde özellikle Çin’in ve Avrupa Birliği’nin bölge ekonomisinin potansiyelini fark etmesi, Orta Asya (Türkistan) ekonomisinin gelecekte kazanacağı ivmeyi ortaya koymaktadır. Nitekim son yıllarda Türk devletleri, başta AB, ABD, Çin ve Körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülke ile iş birliği anlaşmaları imzalamış ve ticari girişimlerde bulunmuştur. Ayrıca bu ülkeler, Orta Asya’da (Türkistan’da) devlet başkanları düzeyinde çok sayıda uluslararası ticari etkinlik de düzenlemiştir.

Son yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye giden Özbekistan, Boeing ile devasa bir uçak alım sözleşmesi imzalamıştır. Bu bağlamda, Özbekistan’ın Boeing şirketinden değeri 8,5 milyar dolara ulaşan 22 adet Boeing 787 Dreamliner tipi uçak tedarik edeceği bizzat Trump tarafından duyurulmuştur. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bu anlaşmayı “harika bir anlaşma” olarak nitelendirmiş, söz konusu alımın ABD’de 35 binden fazla kişiye istihdam sağlayacağını ifade etmiştir. Trump ayrıca Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev’i “sözünün eri bir lider” olarak tanımlamış ve birçok konuda birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurgulamıştır.

ABD Ticaret Bakanlığı ise Özbekistan’ın uçak alımı anlaşmasının bir Orta Asya ülkesiyle yapılmış en büyük ticari sözleşme olduğunu açıklamıştır. Özbekistan–ABD arasında Boeing anlaşmasının yanı sıra; ulaşım, madencilik, sağlık, finans, enerji, yapay zekâ ve biyoteknoloji gibi birçok alanda da uzun vadeli iş birliği mutabakatları imzalanmıştır. Bu kapsamda Amerikan’ın dev şirketleri (Citigroup, Cargill, Nvidia, Mastercard, Visa, General Motors vb.) ile ortak projelerin geliştirilmesi planlanmaktadır.

Bu anlaşmalar, son sekiz yılda ABD–Özbekistan ticaret hacminin dört katına çıkmasıyla 300’den fazla Amerikan şirketinin Özbekistan’da faaliyet göstermesi paralelinde, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin stratejik düzeyde derinleştiğini de göstermektedir.

Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri ve Kazakistan arasında 4,2 milyar dolar değerinde lokomotif tedarik anlaşması da imzalanmıştır. Anlaşma kapsamında Amerikan Wabtec şirketi, Astana’daki tesislerinde Kazakistan için 300 adet yük lokomotifi üreteceğini duyurmuştur. Konu ile ilgili açıklama yapan ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Kazakistan’ın ABD ile “tarihin en büyük lokomotif tedarik anlaşmasını” imzaladığını belirtmiştir. Wabtec şirketinin lokomotif montaj tesisi 2009 yılından bu yana Astana’da faaliyet göstermekte olup bugüne kadar 230 milyon dolarlık yatırımla Kazakistan için 600’den fazla lokomotif üretmiştir. Tesisin üretimde yerlilik oranının %45’e kadar ulaştığı da kaydedilmiştir. Ayrıca Wabtec şirketi, Temmuz 2024’te Kazakistan’da inovasyonların uygulanması ve personel yetiştirilmesi için bir teknoloji ve mühendislik merkezi açmıştır.

ABD Başkanı Donald Trump, bu anlaşmayı Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile yaptığı görüşmenin hemen ardından açıklamış ve Kazakistan’ın ABD’den demiryolu ekipmanı satın alma anlaşmasını “tarihteki en büyük demiryolu ekipmanı alımı” olarak nitelendirmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın Özbekistan ve Kazakistan ile yapılan bu iki satış anlaşmasını sosyal medya hesabından duyurması, her iki ülkenin ekonomik potansiyelini ve alım gücünü dünyaya ilan etmesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Bu durum, Kazakistan ve Özbekistan’ın uzun vadede uluslararası ticarette oluşturacağı yeni potansiyel iş birliklerinin de kapısını aralayacaktır.

Riskler ve Fırsatlar

ABD’nin bölge ekonomisine doğrudan Zengezur üzerinden hâkim olması, bölgede Çin, Rusya ve diğer güçler arasında çatışmayı beraberinde getirebileceği gibi, ABD’nin bölge ekonomisinin kontrolünü elinde bulunduran dominant bir güç haline gelmesine de neden olabilir.

ABD ile yapılan ticari anlaşmalar beraberinde teknoloji transferini de getirmelidir. Türk devletleri, satın aldıkları ürünlerin teknolojisine ilerleyen dönemde hâkim olmalı; bu alanlarda üretim yaparak dışa bağımlılıklarını ortadan kaldırmalıdır. Aksi takdirde bu tür anlaşmalar, bölgeyi sadece bir pazar haline getirerek ekonominin sömürüldüğü bir yapıya dönüştürür ve refah sağlamaz. Bu nedenle Özbekistan ve Kazakistan, yedek parçadan başlayarak aldıkları stratejik yatırımların üretimine başlamalı ve bağımlılıklarını giderek azaltmalıdır. Uzun vadede ise bu alanlarda üretim merkezleri haline gelmeleri gerekmektedir.

Örneğin Çin, bu modeli başarıyla uygulamış; ucuz iş gücü sayesinde dünyadan kendisine yapılan teknoloji yatırımlarını içselleştirerek zamanla teknoloji üreten bir yapıya kavuşmuştur. Bugün hem teknoloji üretmekte hem de iş gücünü üretimle birleştirerek dışa bağımlılığını hammadde dışında, büyük ölçüde azaltmaktadır.

Diğer bir tehdit ise Türk devletlerindeki değerli madenlerin kontrolsüz bir şekilde ABD, Çin ve AB şirketlerince işletilmesidir. Bu durum sömürüyü beraberinde getirecektir. Burada uygulanacak strateji, değerli madenlerin işlenmesini Türk devletlerinin kendi kontrolünde tutmaları olmalıdır. Ayrıca işletmeciler üzerinden ülkeye teknoloji transferi sağlayarak, gelecekte kendi değerli madenlerini işleyebilecek bir kapasiteye ulaşmaları gerekmektedir. Böylece stratejik düzeyde ekonomik bir refah da sağlanabilir.

Sonuç Olarak

Türk devletleri son dönemde teknoloji alanında ciddi yatırımlar yapmış ve uluslararası ilişkilerini stratejik bir denge politikası merkezli yürütmeyi başarmıştır. Özellikle Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın kurduğu teknoloji geliştirme merkezlerinde yoğun çalışmalar yapılmış, startuplar büyük şirketlere dönüştürülerek genç girişimcilerin fikirleri ekonomiye kazandırılmaya çalışılmıştır. Gençlerin yetiştirilmesi için uygulanan çeşitli öğrenci değişim programları sayesinde de yeni kuşak nitelikli iş gücü açısından güçlendirilerek yetiştirilmeye çalışılmıştır.

Bu bağlamda, Kazakistan Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev’in dünyadaki ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiği görülmektedir. Bunun en somut örneklerinden biri, yakın dönemde ülkesinde Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma Bakanlığı’nın kurulacağını duyurmasıdır.

Özbekistan ise teknoloji geliştirme bölgeleri ve organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere bu alanda önemli yatırımlar gerçekleştirmektedir. Örneğin Türkiye’nin organize sanayi bölgesi kurma ve işletme tecrübesini ülkesine aktarmak amacıyla, Türkiye’nin en başarılı organize sanayi bölgelerinden biri olan OSTİM ile iş birliği yapmaktadır. Bu iş birliği kapsamında OSTİM Global Proje ve Teknoloji Anonim Şirketi için Özbekistan Cumhurbaşkanlığı’nın 15 Aralık 2023 tarihli kararıyla Taşkent’te 100 hektarlık bir alan “Özbek–Türk Organize Sanayi Bölgesi” kurulması için tahsis edilmiştir.

Bu bağlamda gerek Kazakistan gerekse Özbekistan’ın ABD ile yaptığı bu alım sözleşmeleri kısa vadede ülkelerinde yatırıma ve ekonomik döngüye dönüşebilecek potansiyele sahiptir. Özellikle Özbekistan Hava Yolları’nın güçlenmesi, turizm başta olmak üzere birçok alanda Özbekistan’ın dünyaya açılmasına katkı sağlayacaktır. Kazakistan’ın demiryolu yatırımları ise lojistik ağını geliştirecek ve ticaretini canlandıracaktır. Yeter ki bu yatırımlar çok boyutlu bir perspektifle değerlendirilebilsin. Çünkü ticaret demek, lojistik demektir.

Türk devletleri dış politikalarını uluslararası düzeyde denge unsurunu gözeterek uygulamalıdır. Bu yetkinliğe de sahiptirler. Bunun en iyi örneklerinden biri hiç kuşkusuz Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı’nda izlediği politikadır. Azerbaycan, bu akıllı denge politikası sayesinde Rusya, ABD ve AB ile ilişkilerini Türkiye’nin stratejik katkılarıyla birlikte yürütmüş, savaşta elde ettiği zaferi dünyaya kabul ettirmiştir. Bu süreç aynı zamanda bölgesel bir çatışmayı da engellemiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın ABD ile yapmış olduğu alım sözleşmeleri bizzat ABD Başkanı Trump tarafından “ABD’nin büyük bir başarısı” olarak sosyal medyadan dünyaya ilan edilmiştir. Bu durum, Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın uluslararası basında geniş yer bulmasını sağlamış, toplantıya katılan devlet başkanları nezdinde de büyük bir reklam etkisi oluşturmuştur. Bu reklam, ilerleyen aşamalarda Kazakistan ve Özbekistan’a turizm başta olmak üzere çeşitli sektörlerde yapılacak potansiyel yatırımlara da zemin hazırlayabilir.

Kısacası özetlemek gerekirse; Kazakistan ve Özbekistan ekonomik güçlerini ve potansiyellerini dünyaya gerçekleştirdikleri bu büyük alım sözleşmeleri ile ilan etmişlerdir. Bu satın alma sözleşmeleri, Kazakistan’ın ve Özbekistan’ın ekonomik potansiyelini gözler önüne sermekte ve uluslararası boyutta yeni yatırımlar ile ticari iş birliklerinin kapılarını aralamaktadır.

Ahmet Sağlam / 24.09.2025 / Ankara

Opportunities and Risks of Kazakhstan’s and Uzbekistan’s Trade Agreements with the United States: “Central Asia (Turkistan), the Rising Star of the Global Economy”

Kazakh and Uzbek Economies Demonstrated Their Strength to the World

The 80th session of the United Nations (UN) General Assembly, one of the most significant diplomatic events globally that brings together the leaders of member states, is being held in New York, United States, between 23–29 September 2025 under the theme “Stronger Together: 80 Years and Beyond for Peace, Development, and Human Rights.” The main thematic meeting took place on Tuesday, 23 September 2025.

Within this framework, the Presidents of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Azerbaijan, Turkmenistan, and the Republic of Türkiye traveled to New York to attend the 80th UN General Assembly.

During the visit, numerous trade agreements were signed between the United States and Uzbekistan and Kazakhstan. These agreements, concluded on the margins of the UN General Assembly, reveal the significant level that the Turkic states, which gained independence after the dissolution of the Soviet Union, have recently achieved in terms of the global economy. Particularly, U.S. President Donald Trump’s public announcement of the trade agreements with Kazakhstan and Uzbekistan as a “major success” demonstrates the economic capacity that the Turkic states of Central Asia (Turkistan) have reached.

In recent years, the growing interest of China and the European Union in the economic potential of the region further highlights the momentum that the Central Asian (Turkistan) economy is expected to gain in the future. Indeed, the Turkic states have signed cooperation agreements and engaged in commercial initiatives with many countries, particularly the EU, the U.S., China, and the Gulf states. Additionally, these countries have organized numerous international commercial events at the level of heads of state within Central Asia (Turkistan).

During the latest UN General Assembly visit to the United States, Uzbekistan signed a massive aircraft procurement agreement with Boeing. In this context, Trump personally announced that Uzbekistan would procure 22 Boeing 787 Dreamliner aircraft, with a total value of $8.5 billion, from Boeing. On his social media account, Trump described this agreement as a “fantastic deal,” noting that it would create more than 35,000 jobs in the U.S. He further characterized President Shavkat Mirziyoyev as “a man of his word” and emphasized continued cooperation across multiple areas.

The U.S. Department of Commerce announced that Uzbekistan’s aircraft procurement agreement constitutes the largest commercial contract ever signed with a Central Asian country. In addition to the Boeing agreement, long-term cooperation protocols were also signed in various fields, including transportation, mining, healthcare, finance, energy, artificial intelligence, and biotechnology. Within this scope, joint projects with leading U.S. corporations (such as Citigroup, Cargill, Nvidia, Mastercard, Visa, and General Motors) are planned.

These agreements also demonstrate the deepening of strategic economic relations between the two countries, in parallel with the fourfold increase in U.S.–Uzbekistan trade volume over the past eight years and the presence of more than 300 American companies operating in Uzbekistan.

Meanwhile, a $4.2 billion locomotive procurement agreement was signed between the United States and Kazakhstan. Under this agreement, the American company Wabtec announced that it would produce 300 freight locomotives for Kazakhstan at its facilities in Astana. U.S. Secretary of Commerce Howard Lutnick stated that Kazakhstan had signed “the largest locomotive procurement agreement in history” with the United States. Wabtec’s locomotive assembly facility has been operating in Astana since 2009 and, with an investment of $230 million, has produced over 600 locomotives for Kazakhstan to date. It was also noted that the facility’s domestic production rate has reached up to 45 percent. Furthermore, in July 2024, Wabtec opened a technology and engineering center in Kazakhstan to implement innovations and train personnel.

President Trump announced this agreement immediately after his meeting with Kazakh President Kassym-Jomart Tokayev, describing it as “the largest railway equipment procurement in history.” Trump’s decision to share both the Uzbekistan and Kazakhstan agreements via his social media account highlights the economic potential and purchasing power of both countries, while also signaling future opportunities for long-term international trade cooperation.

Risks and Opportunities

The United States’ direct economic penetration into the region via Zangezur could trigger competition and conflict among China, Russia, and other powers, while also potentially making the U.S. a dominant force controlling the regional economy.

The trade agreements signed with the U.S. must also entail technology transfer. The Turkic states must acquire mastery over the technology of the products they purchase and, in the future, produce them locally to eliminate dependence on foreign sources. Otherwise, such agreements may transform the region into a mere market, reducing it to an exploited economy rather than one generating prosperity. For this reason, Uzbekistan and Kazakhstan must begin producing the strategic investments they acquire—starting with spare parts—and gradually reduce their dependence. In the long term, they should develop into production hubs in these areas.

China has successfully implemented such a model. Thanks to cheap labor, it internalized technology investments from abroad and gradually became a technology-producing power. Today, China not only produces technology but also integrates its labor force into production, thereby largely reducing external dependence, except for raw materials.

Another threat is the uncontrolled exploitation of precious metals in the Turkic states by U.S., Chinese, and EU companies. This would lead to exploitation. The strategy here must be to keep the processing of valuable minerals under the control of the Turkic states. Moreover, by ensuring technology transfer through operating companies, they must build the capacity to process their own resources in the future. This would also provide strategic-level economic prosperity.

Conclusion

The Turkic states have recently made substantial investments in technology and have managed their international relations with a focus on strategic balance. Particularly, technology development centers established in Kazakhstan and Uzbekistan have conducted intensive work, transforming startups into major companies and integrating the ideas of young entrepreneurs into the economy. Various student exchange programs have also been implemented to cultivate and strengthen a new generation of skilled labor.

In this context, Kazakh President Kassym-Jomart Tokayev has closely followed global economic developments. One of the most concrete examples of this is his recent announcement that a Ministry of Artificial Intelligence and Digital Development will be established in Kazakhstan.

Uzbekistan, for its part, has undertaken significant investments in technology development zones and industrial parks. For instance, in order to transfer Türkiye’s experience in establishing and managing industrial zones, Uzbekistan has engaged in cooperation with OSTIM, one of Türkiye’s most successful organized industrial zones. Based on a decision of the Presidency of Uzbekistan dated 15 December 2023, 100 hectares of land in Tashkent were allocated for the establishment of the “Uzbek–Turkish Organized Industrial Zone” for OSTIM Global Project and Technology Inc.

In this regard, the procurement agreements signed by both Kazakhstan and Uzbekistan with the United States hold the potential, in the short term, to be transformed into investment and economic cycles within their countries. In particular, the strengthening of Uzbekistan Airways will contribute to Uzbekistan’s global outreach, especially in tourism and related sectors. Kazakhstan’s railway investments, meanwhile, will expand its logistics network and stimulate trade. What matters is that these investments be assessed from a multidimensional perspective, since trade is synonymous with logistics.

The Turkic states must implement their foreign policies with a keen awareness of international balance, and they possess the capacity to do so. One of the clearest examples of this is Azerbaijan’s policy during the Second Karabakh War. Through this astute balance policy, Azerbaijan managed its relations with Russia, the U.S., and the EU, alongside Türkiye’s strategic contributions, and secured global recognition of its victory, while simultaneously preventing a broader regional conflict.

During the UN General Assembly, the procurement agreements signed by Kazakhstan and Uzbekistan with the United States were publicly declared by President Trump as “a great success for the U.S.” on social media. This ensured broad international media coverage for Kazakhstan and Uzbekistan and created a significant promotional effect among the attending heads of state. In the long run, such publicity may also pave the way for potential investments in various sectors, especially tourism, in Kazakhstan and Uzbekistan.

In summary, Kazakhstan and Uzbekistan have declared their economic power and potential to the world through these major procurement agreements. These agreements showcase the economic capacity of Kazakhstan and Uzbekistan and open the door to new international investments and commercial partnerships.

Ahmet Sağlam / 24.09.2025 / Ankara

Возможности и риски торговых соглашений Казахстана и Узбекистана с США: «Центральная Азия (Туркестан) — восходящая звезда мировой экономики»

Казахская и узбекская экономики продемонстрировали свою силу миру

Одним из крупнейших дипломатических событий в мире, объединяющих лидеров государств-членов, является Генеральная Ассамблея Организации Объединённых Наций (ООН). Восьмидесятая сессия Генеральной Ассамблеи проходит в Нью-Йорке (США) с 23 по 29 сентября 2025 года под девизом: «Вместе лучше: 80 лет и более ради мира, развития и прав человека». Основное тематическое заседание состоялось во вторник, 23 сентября 2025 года.

В этом контексте президенты Казахстана, Кыргызстана, Узбекистана, Азербайджана, Туркменистана и Турецкой Республики прибыли в Нью-Йорк для участия в 80-й сессии Генеральной Ассамблеи ООН.

В ходе визита было подписано множество торговых соглашений между США, с одной стороны, и Узбекистаном и Казахстаном — с другой. Эти соглашения, заключённые в рамках Генеральной Ассамблеи, демонстрируют значительный уровень, которого достигли тюркские государства, ставшие независимыми после распада Советского Союза, в мировой экономике в последние годы. Особенно показательно, что президент США Дональд Трамп объявил торговые соглашения с Казахстаном и Узбекистаном «огромным успехом», что наглядно отражает экономический потенциал тюркских государств Центральной Азии (Туркестана).

В последнее время возрастающий интерес Китая и Европейского союза к потенциалу экономики региона ясно показывает динамику, которую экономика Центральной Азии (Туркестана) приобретёт в будущем. Действительно, тюркские государства в последние годы подписали соглашения о сотрудничестве и осуществили торговые инициативы со многими странами, включая ЕС, США, Китай и государства Персидского залива. Кроме того, они организовали многочисленные международные торговые мероприятия на уровне глав государств в Центральной Азии (Туркестане).

В ходе последнего визита в США для участия в Генеральной Ассамблее ООН Узбекистан подписал масштабный контракт на закупку самолётов у корпорации Boeing. В этом контексте Трамп лично объявил, что Узбекистан приобретёт 22 самолёта Boeing 787 Dreamliner общей стоимостью 8,5 млрд долларов. На своей странице в социальных сетях Трамп назвал соглашение «потрясающей сделкой», отметив, что эта закупка создаст более 35 тысяч рабочих мест в США. Он также охарактеризовал президента Шавката Мирзиёева как «лидера, который держит слово», и подчеркнул намерение продолжать сотрудничество по многим направлениям.

Министерство торговли США заявило, что соглашение Узбекистана о закупке самолётов является крупнейшим коммерческим контрактом, заключённым с государством Центральной Азии. Помимо соглашения с Boeing, были подписаны долгосрочные меморандумы о сотрудничестве в таких сферах, как транспорт, горнодобывающая промышленность, здравоохранение, финансы, энергетика, искусственный интеллект и биотехнологии. В этом контексте планируется разработка совместных проектов с крупнейшими американскими корпорациями (Citigroup, Cargill, Nvidia, Mastercard, Visa, General Motors и др.).

Эти соглашения демонстрируют стратегическое углубление экономических отношений между двумя странами, что сопровождается четырёхкратным ростом торгового оборота США и Узбекистана за последние восемь лет и присутствием более чем 300 американских компаний, действующих в Узбекистане.

В то же время между Соединёнными Штатами и Казахстаном был подписан контракт на поставку локомотивов стоимостью 4,2 млрд долларов. В рамках этого соглашения американская компания Wabtec объявила, что произведёт 300 грузовых локомотивов для Казахстана на своих предприятиях в Астане. Министр торговли США Говард Латник отметил, что Казахстан заключил с США «крупнейшее соглашение о поставке локомотивов в истории». С 2009 года завод Wabtec в Астане произвёл более 600 локомотивов для Казахстана, вложив в производство 230 млн долларов; доля местного производства достигла 45 %. Кроме того, в июле 2024 года компания Wabtec открыла в Казахстане центр технологий и инженерии для внедрения инноваций и подготовки кадров.

Президент США Дональд Трамп объявил о соглашении сразу после встречи с президентом Казахстана Касым-Жомартом Токаевым, подчеркнув, что это «крупнейшая закупка железнодорожного оборудования в истории».

Публичное сообщение Трампом в социальных сетях о подписании этих двух контрактов с Узбекистаном и Казахстаном имеет особое значение: оно продемонстрировало всему миру экономический потенциал и покупательную способность этих стран, открыв возможности для новых долгосрочных партнёрств в международной торговле.

Риски и возможности

Прямое экономическое влияние США в регионе через Зангезур может вызвать противостояние между Китаем, Россией и другими державами, а также привести к превращению США в доминирующую силу, контролирующую экономику региона.

Торговые соглашения с США должны сопровождаться передачей технологий. Тюркские государства обязаны овладеть технологиями приобретаемой продукции и в дальнейшем наладить собственное производство в этих областях, чтобы устранить внешнюю зависимость. В противном случае такие соглашения могут превратить регион лишь в рынок сбыта, где экономика подвергается эксплуатации и не обеспечивает процветания. Поэтому Узбекистан и Казахстан должны начать производство стратегических инвестиций, начиная с запасных частей, и постепенно снижать зависимость. В долгосрочной перспективе они должны стать производственными центрами в этих сферах.

Китай успешно реализовал подобную модель: благодаря дешёвой рабочей силе он сумел усвоить иностранные инвестиции в технологии и со временем стал их производителем. Сегодня Китай не только производит технологии, но и соединяет рабочую силу с производством, значительно снижая внешнюю зависимость, за исключением сырья.

Другой угрозой является неконтролируемая разработка драгоценных металлов в тюркских государствах американскими, китайскими и европейскими компаниями. Это приведёт к эксплуатации. Стратегия должна заключаться в том, чтобы оставить переработку ценных металлов под контролем самих тюркских государств. Более того, они должны обеспечить передачу технологий через операторов, чтобы в будущем иметь возможность самостоятельно перерабатывать собственные ресурсы. Это позволит достичь стратегического уровня экономического благосостояния.

Заключение

В последнее время тюркские государства осуществили серьёзные инвестиции в сферу технологий и смогли вести международные отношения на основе политики стратегического баланса. В частности, в созданных в Казахстане и Узбекистане центрах развития технологий ведётся активная работа: стартапы превращаются в крупные компании, а идеи молодых предпринимателей интегрируются в экономику. Кроме того, через программы студенческого обмена формируется новое поколение квалифицированных кадров.

В этом контексте президент Казахстана Касым-Жомарт Токаев внимательно отслеживает мировые экономические тенденции. Одним из ярких примеров является его недавнее заявление о создании в стране Министерства искусственного интеллекта и цифрового развития.

Узбекистан, в свою очередь, реализует значительные инвестиции в технологические парки и индустриальные зоны. Так, в целях переноса в страну турецкого опыта создания и управления индустриальными зонами он сотрудничает с одним из самых успешных организованных промышленных районов Турции — OSTIM. На основании постановления Президента Узбекистана от 15 декабря 2023 года в Ташкенте выделено 100 гектаров земли для создания «Узбекско-турецкой организованной промышленной зоны» для компании OSTİM Global Proje ve Teknoloji A.Ş.

Таким образом, заключённые Казахстаном и Узбекистаном закупочные контракты с США обладают потенциалом в краткосрочной перспективе трансформироваться в инвестиции и экономические циклы в их странах. В частности, укрепление авиакомпании «Uzbekistan Airways» будет способствовать выходу страны на мировой рынок, прежде всего в сфере туризма. Железнодорожные инвестиции Казахстана, в свою очередь, укрепят логистическую сеть и активизируют торговлю. Важно лишь оценивать эти инвестиции с многомерной перспективы, ведь торговля означает логистику.

Тюркские государства должны проводить внешнюю политику с учётом международного баланса, и они обладают для этого необходимым потенциалом. Одним из наиболее ярких примеров является политика Азербайджана во Второй Карабахской войне. Благодаря мудрой политике баланса Азербайджан сумел выстроить отношения с Россией, США и ЕС при стратегической поддержке Турции, добиться признания своей победы и одновременно предотвратить региональный конфликт.

Во время Генеральной Ассамблеи ООН подписанные Казахстаном и Узбекистаном контракты с США были объявлены президентом Трампом в социальных сетях как «огромный успех США». Это обеспечило Казахстану и Узбекистану широкое международное медийное освещение и создало значительный рекламный эффект среди глав государств — участников заседания. В дальнейшем такая реклама может подготовить почву для потенциальных инвестиций в различные сектора, особенно в туризм.

Подводя итог, можно сказать, что Казахстан и Узбекистан продемонстрировали миру свою экономическую силу и потенциал, заключив эти крупные закупочные контракты. Эти соглашения раскрывают экономический потенциал двух стран и открывают двери для новых международных инвестиций и торговых партнёрств.

Ахмет Саглам / 24.09.2025 / Анкара

İlgili analizimiz, Bürüksel merkezli uluslararası yayın kuruluşu EU Reporter tarafından manşetten yayımlanmış. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

İlgili analizimiz, Kazakistan merkezli uluslararası yayın kuruluşu The Astana Times tarafından yayımlanmış. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

 

Araştırma yazımız Irak merkezli Irak Kerkük Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

Araştırma yazımız Özbekistan merkezli Uzdaily’de yayınlanmıştır. Yazıyı İngilizce okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

Araştırma yazımız Özbekistan merkezli Uzdaily’de yayınlanmıştır. Yazıyı Rusça okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

 

İlgili analizimiz, Azerbaycan merkezli uluslararası yayın kuruluşu News.Az tarafından yayımlanmış. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.