Ahmet Sağlam

Türkiye’nin ve Kazakistan’ın İşbirliği Bölgesel Güç Birliğini Stratejik Bir Boyuta Taşıyor

Türkiye’nin ve Kazakistan’ın İşbirliği Bölgesel Güç Birliğini Stratejik Bir Boyuta Taşıyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı ile Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne katılmak üzere Kazakistan’ın başkenti Astana’ya resmî bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, Kazakistan hava sahasına giriş yaptığı andan itibaren Astana Havalimanı’na inişe kadar Kazakistan Cumhuriyeti Hava Savunma Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları tarafından eskort edilmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nursultan Nazarbayev Uluslararası Havalimanı’nda Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından görkemli bir törenle karşılanmıştır. Ellerinde Türk ve Kazak bayrakları taşıyan çocukların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iki dilde “Ata yurda hoş geldiniz” ifadeleriyle hitap etmesi ise karşılamaya sembolik ve duygusal bir boyut kazandırmıştır.

Karşılama seremonisinde Cumhurbaşkanı Tokayev ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında sergilenen kardeş lider diplomasisi, iki ülke arasındaki kardeşlik hukukuna dayanan siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkilerin ulaştığı yüksek seviyeyi ortaya koyan önemli bir gösterge niteliği taşımıştır. Ziyaretin ertesi günü 14.05.2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana’daki Bağımsızlık Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından karşılanmış ve iki lider arasında baş başa görüşme gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra taraflar, Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı’nı da icra etmiştir. Toplantıda; ticaret, ulaştırma, enerji, sağlık, madencilik, kültür, eğitim, teknoloji ve savunma sanayii başta olmak üzere birçok alandaki iş birliği başlıkları kapsamlı biçimde ele alınmıştır.

Toplantının öne çıkan ana gündem maddelerinden biri ise, İpek Yolu’nun günümüzdeki karşılığı olarak değerlendirilen Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru olmuştur. İki liderin de Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridora yaptıkları vurgu değerlendirildiğinde Orta Koridorun yalnızca Türk dünyası için değil, Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafya açısından enerji ve ticaretin yeni atardamarı hâline geleceği değerlendirilebilir. Türkiye tarafı ayrıca Orta Koridor’un yalnızca mal sevkiyatı açısından değil de, enerji kaynaklarının Batı’ya taşınması bakımından da stratejik bir hat olarak desteklenmeye devam edileceğinin vurgulaması bu çıkarımı çok daha güçlendirmektedir.

Bu yaklaşım, başta Kazakistan ve Azerbaycan olmak üzere Türk dünyasının enerji üretim merkezlerinin, Avrupa başta olmak üzere küresel enerji tedarik zincirinde daha merkezi bir konuma taşınması çabası şeklinde okunabilir. Bilindiği üzere geçmiş dönemde Kazakistan ve Azerbaycan’ın enerji üretimi büyük ölçüde Rusya üzerinden pazarlanmakta, bu durum ise ilgili ülkelerin ürettikleri doğal gaz ve diğer enerji kaynaklarından elde ettikleri ekonomik payın önemli ölçüde azalmasına neden olmaktaydı. Ancak Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru gibi büyük ölçekli uluslararası projeler sayesinde Kazakistan ve Azerbaycan, ürettikleri gazı doğrudan Avrupa başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine sevk etme imkânına kavuşacaktır. Böylelikle Kazakistan, Azerbaycan başta olmak üzere söz konusu ülkeler hem enerji üretiminden elde ettikleri ekonomik payı artırabilecek hem de enerji sevkiyatında Rusya başta olmak üzere herhangi bir ülkeye doğrudan bağımlı olmaktan uzaklaşacaktır. Bu durum, özellikle Azerbaycan ve Kazakistan açısından stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirilebilir.

  • Orta Koridor, Türk dünyasından Avrupa Birliği’ne, Çin’den ABD’ye kadar geniş bir mutabakat zemini oluşturan nadir stratejik iş birliği alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Diğer taraftan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor aracılığı ile Avrupa’nın enerji tedarik zinciri de çeşitlenerek özellikle Avrupa’nın doğal gaz alanındaki tek merkezli bağımlılık yapısının azaltılması yönünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Türkiye ise enerji ve ticaretin merkezî geçiş noktası hâline gelerek, Kazakistan ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyasının ekonomik değerlerini Avrupa’ya güvenli biçimde ulaştıran stratejik bir lojistik ve ticaret üssü konumunu güçlendirecektir. Astana’da gerçekleştirilen Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı’nda da bu yaklaşımın yeniden vurgulandığı okunmaktadır.

Bununla birlikte son dönemde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Azerbaycan, Türkiye ve genel olarak Türk dünyası ile ilişkileri yakınlaştırmaya yönelik dikkat çekici açılımlar yaptığı gözlemlenmektedir. Ermenistan yönetimi, açılması planlanan Zengezur Koridoru ile birlikte bölgeye refah ve istikrar geleceğini görmekte ve ülkesinin bu ekonomik dönüşümden pay alabilmesi adına çaba göstermektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyaretinden bir gün önce Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıkların tamamlandığını açıklamıştır. Bunu takiben Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti sırasında Türkiye ile Kazakistan’ın ortak biçimde Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun önemine vurgu yapması, bölgede Yeni İpek Yolu eksenli büyük bir ekonomik ve jeopolitik dönüşümün inşa edildiğini göstermektedir. Enerjiden ticarete uzanan geniş bir alanda şekillenen bu süreç; Türk dünyası, Avrupa, Çin ve hatta Zengezur Koridoru’na “Trump Rotası” şeklinde yaklaşan Amerika Birleşik Devletleri’nin de dâhil olmaya çalıştığı çok taraflı bir jeostratejik denklem görünümü arz etmektedir. Bu bağlamda söz konusu orta koridor, küresel ölçekte iklim değişikliği önemleri dışında uluslararası aktörlerin üzerinde en geniş mutabakat sağladığı başlıklardan birisi öne çıktığı görülmektedir.

Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısında diğer önemli bir vurgu da hiç şüphesiz Cumhurbaşkanı Tokayev’in konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası alanda sıklıkla dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” doktrinine atıfta bulunarak bu yaklaşımın dünyada geniş kabul gördüğünü vurgulaması olmuştur. Bilindiği üzere Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev daha önce Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yaptığı konuşmasında “Birleşmiş Milletlerin sadece desteklenmesi değil, aynı zamanda reforma tabi tutulması gerektiği” yönündeki açıklaması da Kazakistan dış politikasının, Tokayev liderliğinde uluslararası sistemdeki eşitsizliklere karşı cesur ve çok taraflı bir yaklaşım geliştirdiğini göstermektedir.

Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından “Hoca Ahmet Yesevi Nişanı” takdim edilmiştir. Bunun yanı sıra Kazakistan’ın, Türkiye’de meydana gelen ve yüreklileri yakan 6 Şubat depremlerinin ardından Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde inşa ettiği Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi İlkokulu’nun açılışı da gerçekleştirilmiştir. Söz konusu gelişmeler, iki kardeş ülkenin kardeşlik hukuku çerçevesinde iyi ve kötü günde birbirlerinin yanında durduğunu gösteren önemli yaklaşımlar olarak okunabilir. Özellikle ilkokulun inşa edilmesi, iki ülke arasındaki kardeşlik bağının nesiller boyunca güçlenerek devam edeceği yönünün de güçlü bir mesaj olarak okunabilir.

Sağlam, Ahmet (2026), “Türkiye-Kazakistan’ın İşbirliği Bölgesel Güç Birliğini Stratejik Bir Boyuta Taşıyor”, İstiklal.com.tr, 14 Mayıs 2026

Sağlam, Ahmet (2026), “Türkiye’nin ve Kazakistan’ın İşbirliği Bölgesel Güç Birliğini Stratejik Bir Boyuta Taşıyor”, Kerkük Gazetesi, 16 Mayıs 2026

Türkiye-Kazakistan Cooperation Is Elevating Regional Solidarity to a Strategic Dimension

President of the Republic of Türkiye Recep Tayyip Erdoğan paid an official visit to Astana, the capital of Kazakhstan, on 13 May 2026 in order to attend the Türkiye-Kazakhstan High-Level Strategic Cooperation Council Meeting and the Informal Summit of the Organization of Turkic States. From the moment President Erdoğan’s aircraft entered Kazakh airspace until its landing at Astana Airport, it was escorted by fighter jets belonging to the Air Defense Forces of the Republic of Kazakhstan. President Erdoğan was welcomed with a grand ceremony by President of the Republic of Kazakhstan Kassym-Jomart Tokayev at Nursultan Nazarbayev International Airport. The children holding Turkish and Kazakh flags and addressing President Erdoğan in two languages with the phrase “Welcome to the ancestral homeland” added a symbolic and emotional dimension to the welcoming ceremony.

The brotherly leadership diplomacy displayed between President Tokayev and President Erdoğan during the welcoming ceremony served as an important indicator revealing the high level reached in the political, diplomatic, and economic relations between the two countries, which are grounded in the law of brotherhood. On the following day of the visit, 14 May 2026, President Erdoğan was welcomed by President Tokayev at the Palace of Independence in Astana, where the two leaders held a bilateral meeting. In addition, the parties convened the Sixth Meeting of the Türkiye-Kazakhstan High-Level Strategic Cooperation Council. During the meeting, cooperation in numerous fields — particularly trade, transportation, energy, healthcare, mining, culture, education, technology, and the defense industry — was comprehensively discussed.

One of the main agenda items that stood out during the meeting was the Trans-Caspian East-West Middle Corridor, which is regarded as the modern-day equivalent of the Silk Road. Considering the emphasis both leaders placed on the Trans-Caspian East-West Middle Corridor, it can be assessed that the Middle Corridor will become a new artery of energy and trade not only for the Turkic world but also for a vast geography extending to Europe. Furthermore, the Turkish side’s emphasis that the Middle Corridor would continue to be supported not only in terms of cargo transportation but also as a strategic route for the transfer of energy resources to the West further strengthens this assessment.

This approach can be interpreted as an effort to position the energy production centers of the Turkic world — particularly Kazakhstan and Azerbaijan — more centrally within the global energy supply chain, especially with regard to Europe. As is known, in previous periods the energy production of Kazakhstan and Azerbaijan was largely marketed through Russia, a situation that significantly reduced the economic share these countries obtained from the natural gas and other energy resources they produced. However, through large-scale international projects such as the Trans-Caspian East-West Middle Corridor, Kazakhstan and Azerbaijan will gain the opportunity to transport the gas they produce directly to different parts of the world, particularly Europe. Thus, Kazakhstan, Azerbaijan, and the aforementioned countries will not only be able to increase the economic share they obtain from energy production, but will also move away from being directly dependent on any single country — particularly Russia — in terms of energy transportation. This situation can be regarded as a strategic transformation, especially for Azerbaijan and Kazakhstan.

  • The Middle Corridor stands out as one of the rare strategic cooperation areas that has established a broad ground of consensus extending from the Turkic world to the European Union, and from China to the United States.

On the other hand, through the Trans-Caspian East-West Middle Corridor, Europe’s energy supply chain will also diversify, thereby constituting an important step toward reducing Europe’s single-centered dependency structure in the field of natural gas. Türkiye, meanwhile, by becoming the central transit hub of energy and trade, will strengthen its position as a strategic logistics and trade center that securely delivers the economic assets of the Turkic world — particularly Kazakhstan and Azerbaijan — to Europe. It is also observed that this approach was reiterated during the Sixth Meeting of the Türkiye-Kazakhstan High-Level Strategic Cooperation Council held in Astana.

At the same time, it has recently been observed that Prime Minister of Armenia Nikol Pashinyan has made notable initiatives aimed at improving relations with Azerbaijan, Türkiye, and the Turkic world in general. The Armenian administration sees that the planned opening of the Zangezur Corridor will bring prosperity and stability to the region and is striving for its country to benefit from this economic transformation. Indeed, one day before President Erdoğan’s visit to Kazakhstan, the Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Türkiye announced that bureaucratic preparations for the initiation of direct trade between Türkiye and Armenia had been completed. Subsequently, during President Erdoğan’s visit to Kazakhstan, the joint emphasis placed by Türkiye and Kazakhstan on the importance of the Trans-Caspian East-West Middle Corridor demonstrates that a major economic and geopolitical transformation centered on the New Silk Road is being constructed in the region. Shaped across a broad field extending from energy to trade, this process presents the appearance of a multilateral geostrategic equation in which the Turkic world, Europe, China, and even the United States — which approaches the Zangezur Corridor as the “Trump Route” — are all attempting to become involved. In this context, it appears that the Middle Corridor has emerged as one of the issues upon which international actors have achieved the broadest consensus on a global scale, aside from climate change concerns.

Another important emphasis during the Türkiye-Kazakhstan High-Level Strategic Cooperation Council Meeting was undoubtedly President Tokayev’s reference in his speech to the doctrine “The world is bigger than five,” which President Erdoğan frequently voices in the international arena, while stressing that this approach has gained broad acceptance globally. As is known, President Tokayev had previously stated during his speech at the Antalya Diplomacy Forum that “the United Nations should not only be supported, but also subjected to reform.” This statement also demonstrates that under Tokayev’s leadership, Kazakh foreign policy has developed a courageous and multilateral approach against inequalities within the international system.

Following the meeting, President Erdoğan was presented with the “Order of Khoja Ahmed Yasawi” by President Tokayev. In addition, the opening ceremony of the Pir-i Turkistan Khoja Ahmed Yasawi Primary School, built by Kazakhstan in the Nurdağı district of Gaziantep following the devastating 6 February earthquakes in Türkiye, was also held. These developments may be interpreted as important manifestations demonstrating that the two brotherly countries stand by one another in both good and difficult times within the framework of brotherhood. In particular, the construction of the primary school may also be interpreted as a strong message that the bonds of brotherhood between the two countries will continue to strengthen across generations.

Sağlam, Ahmet (2026), “Türkiye and Kazakhstan’s cooperation elevates regional partnership to a strategic dimension”, News.Az, 15 May 2026

Sağlam, Ahmet (2026), “Türkiye-Kazakistan Cooperation Is Elevating Regional Solidarity to a Strategic Dimension”, Uzdaily, 15 May 2026

Сотрудничество Турции и Казахстана выводит региональное единство сил на стратегический уровень

Президент Турецкой Республики Реджеп Тайип Эрдоган 13 мая 2026 года совершил официальный визит в столицу Казахстана — Астана — для участия в заседании Высшего совета стратегического сотрудничества Турции и Казахстана, а также в Неофициальном саммите Организация тюркских государств. С момента входа самолёта Президента Эрдогана в воздушное пространство Казахстана и вплоть до посадки в аэропорту Астаны его сопровождали истребители Сил воздушной обороны Республики Казахстан. Президент Эрдоган был торжественно встречен Президентом Республики Казахстан Касым-Жомарт Токаев в Международном аэропорту Нурсултан Назарбаев. Особую символическую и эмоциональную атмосферу церемонии придало обращение детей, державших в руках турецкие и казахстанские флаги, к Президенту Эрдогану словами «Добро пожаловать на землю предков» на двух языках.

Продемонстрированная в ходе церемонии встречи братская дипломатия лидеров между Президентом Токаевым и Президентом Эрдоганом стала важным показателем высокого уровня политических, дипломатических и экономических отношений между двумя странами, основанных на братских узах. На следующий день визита, 14.05.2026, Президент Эрдоган был встречен Президентом Токаевым во Дворце Независимости в Астане, где лидеры провели переговоры в узком составе. Кроме того, стороны провели шестое заседание Высшего совета стратегического сотрудничества Турции и Казахстана. В ходе заседания были всесторонне рассмотрены направления сотрудничества в таких сферах, как торговля, транспорт, энергетика, здравоохранение, горнодобывающая промышленность, культура, образование, технологии и оборонная промышленность.

Одним из ключевых пунктов повестки заседания стал Транскаспийский международный транспортный маршрут Восток–Запад, рассматриваемый сегодня как современный эквивалент Шёлкового пути. Учитывая акцент, сделанный обоими лидерами на Транскаспийском международном транспортном маршруте Восток–Запад, можно сделать вывод о том, что Средний коридор станет новой артерией энергетики и торговли не только для тюркского мира, но и для обширного географического пространства, простирающегося до Европы. Турецкая сторона также подчеркнула, что Средний коридор будет и далее поддерживаться не только как маршрут транспортировки товаров, но и как стратегическая линия поставок энергетических ресурсов на Запад, что ещё более усиливает данный вывод.

Данный подход можно рассматривать как стремление вывести энергетические производственные центры тюркского мира, прежде всего Казахстан и Азербайджан, на более центральные позиции в глобальной цепочке поставок энергоресурсов, в первую очередь для Европы. Как известно, в предыдущий период энергетическая продукция Казахстана и Азербайджана в значительной степени реализовывалась через Россию, что существенно сокращало экономическую долю этих стран в доходах от производимого ими природного газа и других энергетических ресурсов. Однако благодаря крупномасштабным международным проектам, таким как Транскаспийский международный транспортный маршрут Восток–Запад, Казахстан и Азербайджан получат возможность напрямую поставлять производимый газ прежде всего в Европу, а также в другие регионы мира. Таким образом, Казахстан, Азербайджан и другие соответствующие страны смогут как увеличить свою экономическую долю от производства энергии, так и снизить прямую зависимость от какой-либо страны, прежде всего России, в вопросах транспортировки энергоресурсов. Данная ситуация может рассматриваться как стратегическая трансформация, особенно для Азербайджана и Казахстана.

  • Средний коридор выделяется как одно из редких направлений стратегического сотрудничества, формирующих широкую платформу консенсуса — от тюркского мира и Европейского союза до Китая и США.

С другой стороны, благодаря Транскаспийскому международному транспортному маршруту Восток–Запад энергетическая цепочка поставок Европы будет диверсифицирована, что станет важным шагом к снижению зависимости Европы от монополизированной структуры поставок природного газа. Турция же, превратившись в центральный транзитный узел энергетики и торговли, укрепит свои позиции стратегического логистического и торгового хаба, обеспечивающего безопасную доставку экономических ресурсов тюркского мира, прежде всего Казахстана и Азербайджана, в Европу. Именно такой подход, как представляется, был вновь подчёркнут на шестом заседании Высшего совета стратегического сотрудничества Турции и Казахстана, состоявшемся в Астане.

Вместе с тем в последнее время наблюдаются примечательные шаги премьер-министра Армении Никол Пашинян, направленные на сближение отношений с Азербайджаном, Турцией и в целом с тюркским миром. Руководство Армении видит, что открытие Зангезурского коридора принесёт региону процветание и стабильность, и стремится обеспечить своей стране участие в данной экономической трансформации. Так, за день до визита Президента Эрдогана в Казахстан Министерство иностранных дел Турецкой Республики объявило о завершении бюрократической подготовки к запуску прямой торговли между Турцией и Арменией. Вслед за этим совместный акцент Турции и Казахстана на важности Транскаспийского международного транспортного маршрута Восток–Запад во время визита Президента Эрдогана в Казахстан демонстрирует, что в регионе формируется масштабная экономическая и геополитическая трансформация, основанная на концепции Нового Шёлкового пути. Этот процесс, охватывающий широкий спектр сфер — от энергетики до торговли, — приобретает вид многостороннего геостратегического уравнения, в которое стремятся быть вовлечены тюркский мир, Европа, Китай и даже Соединённые Штаты Америки, рассматривающие Зангезурский коридор как «маршрут Трампа». В данном контексте можно отметить, что Средний коридор становится одной из тем, по которым международные акторы достигли наиболее широкого консенсуса в глобальном масштабе, помимо вопросов климатических изменений.

Ещё одним важным акцентом заседания Высшего совета стратегического сотрудничества Турции и Казахстана, безусловно, стало заявление Президента Токаева, который в своей речи, ссылаясь на доктрину Президента Эрдогана «Мир больше пяти», часто озвучиваемую на международной арене, подчеркнул, что данный подход получил широкое признание в мире. Как известно, ранее Президент Казахстана Токаев в своём выступлении в рамках Анталийский дипломатический форум заявлял, что «Организация Объединённых Наций нуждается не только в поддержке, но и в реформировании», что также свидетельствует о том, что внешняя политика Казахстана под руководством Токаева вырабатывает смелый и многосторонний подход к существующим неравенствам международной системы.

По завершении заседания Президенту Эрдогану Президентом Токаевым был вручён орден «Ходжа Ахмед Ясави». Кроме того, состоялось открытие начальной школы «Пир-и Тюркистан Ходжа Ахмед Ясави», построенной Казахстаном в районе Нурдагы провинции Газиантеп после разрушительных землетрясений 6 февраля, потрясших сердца миллионов людей в Турции. Эти события можно рассматривать как важные проявления того, что две братские страны поддерживают друг друга и в хорошие, и в тяжёлые времена в рамках братских отношений. В особенности строительство данной школы можно воспринимать как мощный посыл о том, что братские связи между двумя странами будут укрепляться и сохраняться на протяжении многих поколений.

Ахмет Саглам / 14.05.2026 / Анкара / www.saglamahmet.com

Sağlam, Ahmet (2026), “Сотрудничество Турции и Казахстана выводит региональное единство сил на стратегический уровень”, Uzdaily, 15 May 2026