Ahmet Sağlam

Zengezur Koridoru Tartışmalarında Ortaya Çıkan Stratejik Çıkmaz: Bölgesel Entegrasyon mu, Jeopolitik Rekabet mi?

Zengezur Koridoru Tartışmalarında Ortaya Çıkan Stratejik Çıkmaz: Bölgesel Entegrasyon mu, Jeopolitik Rekabet mi?

8 Ağustos 2025 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde bir araya gelmiş ve ortak bir deklarasyon imzalamıştır.

Bu deklarasyonla Zengezur Koridoru, “Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu Bağlantı Projesi” adıyla 99 yıllığına ABD’nin işletmesine devredilmiştir. Böylece koridorun açılması yönünde farklı ve tarihî bir eşik daha geçilmiştir.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 80. Oturumundaki Konuşmasında “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” projesi ile ilgili yaptığı açıklamasında projeyi “Bölgesel bağlantılar, kalıcı barış yönündeki vizyonumuzun temelini oluşturuyor. Washington Zirvesi’nin en önemli sonuçlarından biri de Zengezur Koridoru üzerinden engelsiz geçişi sağlayacak ve bölgesel bağlantıları güçlendirecek “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” projesidir.” diyerek değerlendirmiştir.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise, 80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturumunda yaptığı konuşmada, 8 Ağustos 2025 tarihinde Beyaz Ev’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile birlikte kabul edilen ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından tanıklık edilen Washington Deklarasyonu’nun, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış sürecinde doruk noktası olduğunu vurgulamıştır.

Ermenistan Başbakanı Paşinyan konuşmasında, söz konusu süreçle ilgili olarak şu hususları belirtmiştir:

  • “Zengezur Koridoru” ifadesine karşı çıkmış ve bu ifadenin Ermenistan’dan toprak iddiası ve çatışma anlatısı olarak değerlendirmiştir. Ermenistan Başbakanı Paşinyan Azerbaycan Cumhurbaşkanın Washington Deklarasyonu’nu kabul ettikten sonra “Zengezur Koridoru” ifadesini kullandığını ancak bu ifadenin belgelerde yer almadığını ve Ermenistan-Azerbaycan müzakerelerinde hiç kullanılmadığını vurgulamıştır.
  • Paşinyan, Ermenistan’ın ABD ve karşılıklı olarak belirlenen üçüncü taraflarla birlikte, “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” altyapı projesini Ermenistan topraklarında uygulayacağını ifade etmiştir. Projenin onlarca kilometreyi kapsayan farklı altyapı unsurlarından oluşacağını ve hem bölgesel hem de küresel öneme sahip olacağını ifade etmiştir. Paşinyan, projeyi Ermenistan’ın “Barış Kavşağı” projesinin doğru bir yansıması olarak da değerlendirmiştir.

Sonuç olarak, Paşinyan konuşmasında “Zengezur Koridoru” ifadesini reddetmiştir.

Ayrıca Paşinyan’ın “Barış Kavşağı” projesi söyleminin, Ermenistan’ın ABD ve İran ile ilişkilerinde dengeleyici bir söylem oluşturma çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Nitekim Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ağustos 2025’te Ermenistan’a gelen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmede, söz konusu proje çerçevesinde Ermenistan-İran demiryolu, kara yolu ve lojistik iş birliği konularına vurgu yapmıştır. Özellikle Nahçıvan-Culfa demiryolu hattı üzerinden İran’ın Ermenistan aracılığıyla Karadeniz’e erişimini sağlayacak yeni iş birliği fırsatına dikkat çekmiştir. Paşinyan, Trump Koridoru altyapı ağının tamamen Ermenistan’ın egemenlik ve güvenlik denetimi altında işleyeceğini vurgulamıştır. Ayrıca, stratejik öneme sahip projeler arasında 32 kilometrelik Kajaran-Agarak karayolu ve ikinci sınır köprüsü projesini örnek olarak göstermiştir. Enerji alanında ise Ermenistan-İran enerji iletim hattının tamamlanmasının önemine dikkat çekmiştir.

Paşinyan, “Barış Kavşağı” projesine yönelik vurgusunu Çin’e gerçekleştirdiği çalışma ziyareti sırasında da yinelemiştir. Ziyaret kapsamında yaptığı açıklamalarda, “Barış Kavşağı” girişiminin, ABD’nin “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” yatırım programı ile birbirini tamamlayan nitelikte olduğunu ifade etmiştir.  Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan ifadelerin, Washington’da üzerinde anlaşılan anlayışla örtüşmediğine değinerek Amerika Birleşik Devletleri ile “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” adlı bir iletişim yatırımı programını hayata geçireceklerini yenilemiştir.

Yine Ermenistan Başbakanlığı’nın resmî web sayfasında yer alan bilgilere göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Ermenistan Hükûmeti’nin “Barış Kavşağı” projesini ve bölgesel iletişim hatlarının açılmasını desteklediğini vurgulamıştır.

Ermenistan’a Göre “Barış Kavşağı” Yaklaşımının Jeopolitik ve Diplomatik Temelleri Üzerine Değerlendirme

Ermenistan “Zengezur Koridoru” ifadesine karşı “Barış Kavşağı” terminolojisiyle yalnızca kavramsal bir tercih değil, aynı zamanda egemenlik ve bölgesel konumu açısından stratejik bir söylem geliştirdiğini ifade etmektedir.

 Erivan yönetimi, “koridor” kavramının Azerbaycan’a Ermenistan toprakları üzerinden özel veya doğrudan bir geçiş hakkı tanıma anlamı taşıyabileceğini ve bunun uluslararası hukuk bağlamında egemenlik açısından riskli bir çağrışım oluşturacağını savunmaktadır. Erivan, Azerbaycan’ın “koridor” söylemini kendi egemenliğini zayıflatma potansiyeli taşıyan bir jeopolitik baskı aracı olarak da algılamakta; buna karşılık “Barış Kavşağı” kavramını çok kutuplu ve kapsayıcı bir iletişim ağı önerisi olarak sunmaktadır. Bu çerçevede, Ermenistan “koridor”un bazı durumlarda exterritorial (yani bulunduğu ülkenin yargı yetkisi dışında kalan) bir statü anlamına gelebileceğini öne sürmektedir. Ermenistan tarafı, “koridor” teriminin egemenlik kaybı anlamına gelebileceğini ileri sürse de uluslararası hukukta “koridor” terimi çoğu zaman geçiş hakkı ile sınırlıdır.

Bölgesel düzeyde ise Ermenistan, “Zengezur Koridoru” fikrini tek yönlü ve Azerbaycan merkezli bir ulaşım hattı olarak değerlendirmekte; bu durumun Ermenistan’ı pasif bir transit ülkeye indirgediğini öne sürmektedir. Buna karşılık “Barış Kavşağı” söylemi ile Ermenistan kendisini Türkiye, İran, Gürcistan ve Azerbaycan arasında çok yönlü bağlantıların kesişim noktasında konumlandırma girişimi olarak ifade etmektedir. Bu modelin, Ermenistan’a yalnızca transit geçiş kolaylığı değil; aynı zamanda gümrük gelirleri, lojistik yatırımlar ve enerji hatlarından elde edilecek ekonomik kazançları çeşitlendirme olanağı sunacağı beklentisini öne çıkarmaktadır.

Bu terminolojik ve stratejik tercih aynı zamanda Ermenistan’ın bölgesel tehdit ve beklentilere yönelik diplomatik bir yanıtı olarak da değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkilerini yumuşatmayı, İran gibi bölgesel aktörlerle ise doğrudan gerilimden kaçınmayı hedeflemektedir. Özellikle İran’ın “Zengezur Koridoru”nu kendi bölgesel etkisine yönelik bir baypas hattı olarak algılaması, Ermenistan’ın “Barış Kavşağı” yaklaşımını Tahran nezdinde daha kabul edilebilir kılarak stratejik dengeyi korumaya çalışmaktadır.

İç politik açıdan ise Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, “Barış Kavşağı” kavramını egemenlik, bağımsızlık ve ulusal karar alma kapasitesi vurgusunu güçlendiren bir siyasal iletişim aracı olarak kullanmaktadır. Muhalefetin, “Azerbaycan’a taviz veriliyor” yönündeki eleştirilerine karşı Paşinyan hükümetinin bu söylemle, “Ermenistan teslim olmuyor, iş birliği yapıyor” mesajını öne çıkarmaya çalıştığı görülmektedir. Bu yönüyle kavram, iç kamuoyunda ulusal direnci koruma ve dış politikada kontrollü bir esneklik izlenimi yaratma işlevi olarak da yorumlanmaktadır.

Sonuç olarak, Ermenistan “Barış Kavşağı” projesi olarak dile getirdiği bu yaklaşımla hem iç kamuoyu nezdinde bir mesaj verme hem de ABD-AB-İran ekseni arasında dengeli bir diplomasi yürütme çabası olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, Paşinyan’ın Washington’daki toplantıda parafe edilen barış anlaşmasını, iç politikadaki tepkilerden kaçınmak amacıyla 2026’daki parlamento seçimlerinden sonrasına erteleme niyeti de gözlemlenmektedir. Ermenistan’daki 2026 seçimleri Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası anlaşmanın kaderini de belirleyecek gibi görünmektedir. Zira Rusya yalısı bir seçim sonucu bu anlaşmayı tamamen askıya da alabilir.

Güney Kafkasya’da Jeoekonomik Rekabetin Yeni Eksenleri: Trump, Zengezur ve Aras Koridorları

Güney Kafkasya, son yıllarda enerji, ticaret ve ulaşım odaklı yeni jeopolitik yapılanmaların merkezinde yer almaya başlamıştır. Bu bağlamda gündeme gelen üç temel ulaşım hattı — Trump Koridoru (Trump Route for International Peace and Prosperity), Zengezur Koridoru ve Aras Koridoru — bölgesel bağlantısallığın yeniden şekillenmesinde olduğu kadar bölgesel rekabetin de merkezinde konumlanmaktadır. Bu çekişmeli lojistik rotalar, bir yandan bölgede yeni gerilim ve çatışma alanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği gibi, diğer yandan da Güney Kafkasya’yı uluslararası ticaretin yeni merkezlerinden biri hâline getirme potansiyeline de sahiptir.

  1. Trump Koridoru

Trump Koridoru, uluslararası iş birliği temelinde, Ermenistan toprakları üzerinden Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan arasında ulaşım ve enerji altyapısının entegrasyonunu hedefleyen çok katmanlı bir projedir. Koridorun ana amacı, ABD’nin arabuluculuğunda bölgesel ticaretin canlandırılması, Çin’den Avrupa’ya uzanan Yeni İpek Yolu üzerindeki güzergâhların Türkiye ve Azerbaycan üzerinden Batı pazarlarına bağlanmasıdır.

Bu çerçevede Trump Koridoru, yalnızca bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda ABD’nin Orta Koridor üzerindeki jeoekonomik nüfuzunu artırma, bölgesel ekonomik yönelimleri kontrol etme ve Türkiye–Azerbaycan–Avrupa bağlantısında, Türkiye ve Türk Dünyası bağlantısında, İran’ın bölgedeki stratejik konumuna karşı güç dengesi oluşturarak kilit konum elde etme arayışının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

  1. Zengezur Koridoru

Zengezur Koridoru, Azerbaycan ile Türkiye arasında doğrudan kara ve demiryolu bağlantısı kurmayı hedefleyen stratejik bir projedir. Bu hat, Azerbaycan’ı Ermenistan üzerinden dolayısıyla Türk dünyasını arada hiçbir belirleyici olmadan Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlayarak, Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kesintisiz bir ulaşım hattı oluşturmaktadır.

Proje, yalnızca üç ülke arasındaki ekonomik ve lojistik iş birliğini değil, aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesinde Türk dünyasının jeopolitik bütünleşmesini destekleyen bir altyapı vizyonu sunmaktadır. Bu yönüyle Zengezur Koridoru, Orta Asya ile Anadolu arasında stratejik bir hat kurma hedefinin en somut adımlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu proje Ermenistan ile Azerbaycan barışını, Türkiye-Azerbaycan ve Ermenistan ilişkilerinde arada kontrol sağlayan herhangi bir güç dengesi olamadan geliştirecek bir proje olarak ifade edilmektedir.

Proje bölgesel barışa ciddi katkılar sağlayabileceği gibi Ermenistan’ın da bölgedeki stratejik konumunu güçlendirerek çatışmalardan yorulmuş olan bölgeyi tekrar canlandırıp ekonomik değerlerin taraf devletlerin iş birliği içinde bölge halkının doğrudan ulaşmasını sağlayacaktır. Aradaki düşmanlık atmosferini kaldırıp karşılıklı komşu devletler hukuku içinde bölgedeki barış ve güven atmosferi geliştirecektir. Bu proje Ermenistan’ı ABD, İran ve Rusya bağlamında arada kalmadan bir çıkış yolu sunmakla birlikte Ermenistan’ı bu üç gücün çatışma alanından uzaklaştırarak komşuları ile iyi ilişki zemini içinde kendi kararlarını kendi veren (egemen bir devlet olarak) bölgedeki çatışma kültürünün yok olmasını da katkı sağlayan bir devlet konumuna çekecektir.  

  1. Aras Koridoru: İran’ın Jeoekonomik Karşı Hamlesi

Aras Koridoru ise Azerbaycan’ın Nahçıvan’a İran toprakları üzerinden ulaşımı öngören alternatif bir güzergâh olarak gündeme gelmektedir. Bu hat, Azerbaycan’ı Türkiye’ye Ermenistan’ı devre dışı bırakarak jeostratejik bir alternatif olarak İran tarafından sunulmaktadır. Bu projedeki amaçlardan bazılarını ise şu şekilde özetleyebiliriz. İran’ın Türkiye ve Türk dünyası bağlantısında, Azerbaycan’ın Nahcivan ve AB ile bağlantısında kilit rol oynamaya devam etme isteğinin bir tasavvuru olarak yorumlanabilir.  

Ayrıca İran açısından Aras Koridoru, Orta Koridora entegre olma, Yeni İpek Yolu güzergâhında kilit transit ülke konumuna yükselme ve bölgedeki ekonomik hareketlilikten pay alma fırsatı olarak da değerlendirilebilir. Tüm bunlarla birlikte Tahran yönetimi için bu proje ABD’nin Güney Kafkasya’daki nüfuzunu dengeleme, bölgesel enerji-ticaret, lojistik ağlarındaki merkezi rolünü aynı 2. Karabağ savaşı öncesinde olduğu gibi koruma çabaları olarak da ifade edilmektedir.

Sonuç

Trump, Zengezur ve Aras koridorları, Güney Kafkasya’nın yalnızca ulaşım ve ticaret haritasını değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini ve küresel aktörlerin stratejik yönelimlerini de yeniden tanımlanmasıdır. Bu projeler, bölgenin geleceğinde jeoekonomik iş birliği ile jeopolitik rekabetin iç içe geçtiği çok katmanlı bir düzenin göstergesi niteliğindedir.

Mevcut durumda, Güney Kafkasya’daki koridorlar üzerinde nihai bir mutabakatın sağlandığını söylemek mümkün değildir. Her ne kadar Trump Koridoru aracılığıyla belirli bir “barış atmosferi” oluşmuş gibi görünse de, Erivan yönetimi, ABD, İran ve Rusya’nın bölgede kesişen stratejik çıkarları nedeniyle somut bir adım atmakta zorlanmaktadır. Buna ek olarak, Ermenistan’daki 2026 parlamento seçimlerine ilişkin iç siyasal kaygılar, Erivan’ın karar alma süreçlerini daha da karmaşık bir hale getirmektedir.

Özellikle ABD merkezli özel bir konsorsiyumun, Ermenistan’ın Sünik bölgesinden geçerek Zengezur Koridoru’nun altyapı işletimi ve çevresel düzenlemesini 99 yıllığına kiralaması, (ABD’nin her ne kadar doğrudan güvenlik sorumluluğu üstlenmemiş gibi gösterilse de) ABD’nin bölgedeki uzun vadeli varlık niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, Rusya ve İran’ın sert tepkisini beraberinde getirmektedir. Tahran yönetimi, söz konusu projeyi İran’ı Güney Kafkasya’dan tecrit etmeye yönelik bir “kara abluka” stratejisi olarak değerlendirirken; İranlı analistler ise ABD’nin bu girişimini, İran’a karşı yürütülen ekonomik ve siyasi baskı stratejisinin bir tasavvuru olarak yorumlamaktadır. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Erivan ziyareti sırasında Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, koridorun Ermenistan yasalarına uygun şekilde işletileceği yönündeki güvence açıklaması Pezeşkiyan’ı tatmin etmiş gibi görünmemektedir. Özetlemek gerekirse Erivan yönetiminin, Bakü ile imzalanan ön mutabakatlardan nihai barış anlaşmasına kadar uzanan süreçte bağımsız ve egemen bir devlet olarak hareket alanı oluşturamaması tüm girişimlerin kesin imza aşamasına ulaşmasını engelleyen temel faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bu kendini 2020 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı ve Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının Ortak Bildirisi’nin işleyişinde de göstermektedir. Çünkü Ortak bildirinin 9. maddesi “Ermenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında vatandaşların, araçların ve malların serbest geçişini garanti eder. Ulaşım denetimi, Rusya Federal Güvenlik Servisi Sınır Birimi tarafından gerçekleştirilecektir. Tarafların mutabakatıyla, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın batı bölgeleriyle bağlayan yeni ulaşım hatları inşa edilecektir.” denilerek Zengezur Koridoru’nun hukuki dayanağını ifade edilmiştir. Bu hüküm, Ermenistan’ın egemenlik haklarını ortadan kaldırmadan, Azerbaycan’a transit geçiş serbestisi tanıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Burada söz konusu olan, toprak devri değil, uluslararası ulaşımın serbestleştirilmesidir. Keza bu kavramın hukuki temeli, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS), GATT Madde V (Freedom of Transit) ve Kıyıya Çıkışı Olmayan Devletlerin Transit Ticareti Konusundaki 1965 New York Sözleşmesi gibi belgelerde yer alan “freedom of transit” ilkesine dayanır. Fakat Ermenistan egemenlik hakkı gibi çeşitli söylemler kullanarak çözüme giden her anlaşmayı bir şekilde tıkamaktadır.  Dolayısıyla şimdilik kesin barış anlaşması başta olmak üzere koridor, kavşak gibi tüm projeler retorik düzeyinden ileriye taşınamamaktadır. Ancak, Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmeye yönelik yakında dönemde sergilediği istekli tutumu umutları birazda olsa yükseltmektedir. Örneğin, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye’nin First Lady’lerinin Şanghay İş Birliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi kapsamında Çin’de birlikte verdikleri fotoğraf, bu umut ışığını güçlendirmektedir.

Ahmet Sağlam / 09.10.2025 / Ankara

KAYNAKÇA

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı (Erişim: 07.10.2025)

Azerbaycan ve Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanları ile Ermenistan Başbakanı, Beyaz Saray’da basın açıklaması yaptılar, https://president.az/az/articles/view/69570

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı (Erişim: 07.10.2025)

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 80. Oturumundaki Konuşması, https://president.az/az/articles/view/70187

  • Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanlığı (Erişim: 07.10.2025)

Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 80. BM Genel Kurulu Oturumu Konuşması, https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/09/26/Nikol-Pashinyan-visiting-USA/

  • Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanlığı (Erişim: 07.10.2025)

Nikol Paşinyan ve Mesud Pezeşkiyan Ortak Bildiri İmzaladı; İki Ülke Arasında Diğer Belgeler de İmzalandı, https://www.primeminister.am/en/press-release/item/2025/08/19/Nikol-Pashinyan-Masoud-Pezeshkian-19-08/

  • Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanlığı (Erişim: 07.10.2025)

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Çin Halk Cumhuriyeti’ne Çalışma Ziyareti, https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/08/30/Nikol-Pashinyan-visit-to-China/

  • Kremli (Erişim: 07.10.2025)

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı ve Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının Ortak Bildirisi http://kremlin.ru/events/president/news/64384,

  • Rusya Dışişleri Bakanlığı, (Erişim: 07.10.2025)

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı ve Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının Ortak Bildirisi, https://www.mid.ru/ru/maps/am/1446283/

Strategic Deadlock in the Zangezur Corridor Debates: Regional Integration or Geopolitical Rivalry?

On August 8, 2025, the President of Azerbaijan, Ilham Aliyev, and the Prime Minister of Armenia, Nikol Pashinyan, met under the auspices of U.S. President Donald Trump and signed a joint declaration.

Through this declaration, the Zangezur Corridor was transferred to the United States for operation for 99 years under the title “Trump International Peace and Prosperity Route Connectivity Project.” Thus, a new and historic threshold was crossed toward the opening of the corridor.

During his address at the 80th Session of the United Nations General Assembly, Azerbaijani President Ilham Aliyev made remarks regarding the project titled “Trump Route for International Peace and Prosperity.” He stated: “Regional connectivity forms the foundation of our vision for lasting peace. One of the most significant outcomes of the Washington Summit is the Trump Route for International Peace and Prosperity project, which will ensure unhindered transit through the Zangezur Corridor and strengthen regional connections.”

Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan, in his own speech during the 80th Session of the United Nations General Assembly, emphasized that the Washington Declaration, adopted at the White House on August 8, 2025, and witnessed by U.S. President Donald Trump, marked a culmination point in the peace process between Armenia and Azerbaijan.

In his address, Prime Minister Pashinyan made the following points regarding this process:

  • He objected to the term “Zangezur Corridor,” interpreting it as a territorial claim and a narrative of conflict directed against Armenia. Pashinyan underlined that although President Aliyev used the phrase “Zangezur Corridor” after the adoption of the Washington Declaration, the term was not included in any official documents and had never been used in Armenia-Azerbaijan negotiations.
  • Pashinyan declared that Armenia, together with the United States and mutually designated third parties, would implement the “Trump Route for International Peace and Prosperity” infrastructure project within Armenian territory. He noted that the project would consist of various infrastructure components spanning dozens of kilometers, and would possess both regional and global significance. Pashinyan described the project as a true reflection of Armenia’s “Crossroads of Peace” initiative.

Consequently, in his speech, Pashinyan explicitly rejected the expression “Zangezur Corridor.”

Furthermore, Pashinyan’s emphasis on the “Crossroads of Peace” initiative can be interpreted as an attempt to establish a balancing discourse in Armenia’s relations with both the United States and Iran. Indeed, during his meeting in August 2025 with Iranian President Masoud Pezeshkian, who visited Armenia, Pashinyan highlighted issues of railway, road, and logistics cooperation within the framework of the said project. He particularly drew attention to the new cooperation opportunity that would enable Iran’s access to the Black Sea through Armenia via the Nakhchivan–Julfa railway line. Pashinyan emphasized that the Trump Corridor infrastructure network would operate entirely under Armenia’s sovereign and security control.

He also cited as examples of strategically important projects the 32-kilometer Kajaran–Agarak highway and the second border bridge project. In the energy sector, he underlined the importance of completing the Armenia–Iran power transmission line.

Pashinyan reiterated his emphasis on the “Crossroads of Peace” initiative during his working visit to China, stating that the initiative complements the U.S. “Trump Route for International Peace and Prosperity” investment program. He further noted that the terminology employed by the Azerbaijani President did not correspond to the understanding reached in Washington, and reaffirmed that Armenia and the United States would jointly implement a communication and infrastructure investment program under the title “Trump Route for International Peace and Prosperity.”

According to the official website of the Office of the Prime Minister of Armenia, Chinese President Xi Jinping expressed his support for the Armenian government’s “Crossroads of Peace” initiative and for the opening of regional communication lines.

An Assessment of the Geopolitical and Diplomatic Foundations of Armenia’s “Crossroads of Peace” Approach

Armenia’s adoption of the terminology “Crossroads of Peace” as an alternative to the expression “Zangezur Corridor” represents not merely a conceptual preference, but rather a strategic discourse designed to emphasize sovereignty and regional positioning.

The government in Yerevan argues that the concept of a “corridor” could imply granting Azerbaijan a special or direct right of passage through Armenian territory, which, in the context of international law, may carry sovereignty-related risks. According to the Armenian interpretation, Azerbaijan’s insistence on using the term “corridor” is perceived as a geopolitical instrument of pressure with the potential to undermine Armenia’s sovereignty. In contrast, the expression “Crossroads of Peace” is presented as a multilateral and inclusive model of connectivity.

Within this framework, Armenia further argues that the notion of a “corridor” in some cases implies an extraterritorial status — that is, an area lying outside the jurisdiction of the host state. Although the Armenian side claims that the term “corridor” may connote a loss of sovereignty, it should be noted that in international legal practice, the term generally refers only to a right of transit rather than to extraterritorial control.

At the regional level, Armenia regards the “Zangezur Corridor” proposal as a unilateral, Azerbaijan-centered transport route, arguing that such a framework would reduce Armenia to a passive transit country. Conversely, through the “Crossroads of Peace” discourse, Armenia seeks to reposition itself as a multidimensional hub at the intersection of Turkey, Iran, Georgia, and Azerbaijan.

This model, in Yerevan’s view, not only facilitates transit connectivity but also promises to diversify Armenia’s economic gains through customs revenues, logistics investments, and energy routes.

This terminological and strategic choice simultaneously serves as a diplomatic response to Armenia’s regional threats and expectations. Within this context, Yerevan aims to soften relations with Turkey and Azerbaijan, while avoiding direct confrontation with Iran, another key regional actor. In particular, Iran’s perception of the “Zangezur Corridor” as a bypass route that could diminish its regional influence makes Armenia’s “Crossroads of Peace” approach more acceptable to Tehran, thereby helping Armenia preserve strategic balance in its foreign policy.

From a domestic political perspective, Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan employs the concept of the “Crossroads of Peace” as a political communication tool that reinforces narratives of sovereignty, independence, and national decision-making capacity. Against opposition accusations that his government is “making concessions to Azerbaijan,” the Pashinyan administration seeks to convey the message that “Armenia is not surrendering, but cooperating.” In this respect, the concept functions as a mechanism for maintaining national resilience in the domestic sphere while projecting an image of measured flexibility in foreign policy.

In conclusion, Armenia’s “Crossroads of Peace” project serves both as a domestic political message and as an effort to conduct a balanced diplomacy between the United States–European Union–Iran axes. Moreover, Pashinyan’s intention to postpone the ratification of the peace agreement initialed during the Washington meetings until after the 2026 parliamentary elections can be interpreted as a move to avoid domestic backlash.

The 2026 Armenian elections are thus likely to determine the fate of the “Trump Route for International Peace and Prosperity” agreement, since a pro-Russian electoral outcome could potentially suspend or nullify the accord entirely.

New Axes of Geo-Economic Competition in the South Caucasus: The Trump, Zangezur, and Aras Corridors

In recent years, the South Caucasus has increasingly become the focal point of new geopolitical and geo-economic configurations centered on energy, trade, and transportation. Within this framework, three major transport routes — the Trump Corridor (Trump Route for International Peace and Prosperity), the Zangezur Corridor, and the Aras Corridor — have emerged not only as critical components in reshaping regional connectivity but also as key arenas of regional competition.

These contested logistical routes possess a dual potential: on the one hand, they may foster new zones of tension and conflict; on the other, they could transform the South Caucasus into one of the new centers of international trade.

  1. The Trump Corridor

The Trump Corridor is a multi-layered project based on international cooperation, aiming to integrate transport and energy infrastructure between mainland Azerbaijan and the Nakhchivan Autonomous Republic through Armenian territory. The primary objective of the corridor is to revitalize regional trade under U.S. mediation, linking routes extending from China to Europe along the New Silk Road to Western markets via Turkey and Azerbaijan.

In this context, the Trump Corridor is not merely a transport route; it also reflects Washington’s aspiration to expand its geo-economic influence along the Middle Corridor, to shape regional economic orientations, and to secure a pivotal position in the Turkey–Azerbaijan–Europe linkage, as well as in the broader Turkic World connectivity, while counterbalancing Iran’s strategic posture in the region.

  1. The Zangezur Corridor

The Zangezur Corridor is a strategic project designed to establish a direct land and railway connection between Azerbaijan and Turkey. This route connects Azerbaijan to Turkey via Nakhchivan through Armenian territory, thereby creating an uninterrupted transport line extending from the Caspian Sea to the Mediterranean.

Beyond promoting economic and logistical cooperation among the three states, the project embodies an infrastructural vision that supports the geopolitical integration of the Turkic World within the framework of the Organization of Turkic States (OTS).

In this regard, the Zangezur Corridor stands out as one of the most concrete steps toward establishing a strategic axis between Central Asia and Anatolia. It is also described as a project capable of fostering peace between Armenia and Azerbaijan, and of developing Turkey–Azerbaijan–Armenia relations in the absence of any external balancing power.

The project could make a significant contribution to regional peace, strengthen Armenia’s strategic position, and revitalize a war-fatigued region, ensuring that economic benefits reach local populations through the cooperation of the participating states. By removing the atmosphere of hostility, it may advance peace and security within the framework of neighborly interstate law.

Furthermore, the project offers Armenia a pathway to autonomy free from the competing influences of the United States, Iran, and Russia, positioning it as a sovereign actor capable of making independent decisions and contributing to the elimination of the conflict-oriented political culture that has long characterized the region.

  1. The Aras Corridor: Iran’s Geo-Economic Countermove

The Aras Corridor has emerged as an alternative route envisaging Azerbaijan’s access to Nakhchivan via Iranian territory. This line is presented by Iran as a geo-strategic alternative that connects Azerbaijan and Turkey while bypassing Armenia.

Some of the principal objectives of this project can be summarized as follows: it represents Iran’s aspiration to maintain a key role in linking Turkey with the Turkic World, and in facilitating Azerbaijan’s connections with Nakhchivan and the European Union.

From Tehran’s perspective, the Aras Corridor also offers an opportunity to integrate with the Middle Corridor, to elevate its position as a key transit country along the New Silk Road, and to capture a share of the region’s economic dynamism.

At the same time, the Iranian leadership views the project as an attempt to counterbalance U.S. influence in the South Caucasus and to preserve Iran’s central role in regional energy, trade, and logistics networks, much as it sought to do prior to the Second Karabakh War.

Conclusion

The Trump, Zangezur, and Aras corridors represent not only a redefinition of the transportation and trade map of the South Caucasus, but also a reshaping of regional balances of power and the strategic orientations of global actors. These projects serve as indicators of a multilayered order in which geo-economic cooperation and geopolitical competition are intertwined in the region’s future.

At present, it cannot be said that a final consensus has been achieved on the corridors in the South Caucasus. Although a certain “atmosphere of peace” seems to have emerged via the Trump Corridor, the Yerevan government faces difficulty in taking concrete steps due to the intersecting strategic interests of the United States, Iran, and Russia in the region. In addition, the domestic political concerns surrounding Armenia’s 2026 parliamentary elections further complicate Yerevan’s decision-making processes.

In particular, the lease of the infrastructure operation and environmental regulation of the Zangezur Corridor for 99 years to a U.S.-based private consortium—traversing Armenia’s Syunik region—(even if the U.S. appears not to directly assume security responsibilities) clearly reveals a long-term intent of the United States to establish presence in the region. This move has provoked strong reactions from Russia and Iran. The Tehran administration views this project as a “land blockade” strategy designed to isolate Iran from the South Caucasus; Iranian analysts interpret the U.S. initiative as part of a broader economic and political pressure scheme against Iran. During his visit to Yerevan, Iran’s President Masoud Pezeshkian did not seem satisfied by Prime Minister Nikol Pashinyan’s assurance that the corridor would be operated in full compliance with Armenian law.

In summary, the fundamental obstacle preventing all initiatives from reaching the final signature stage is Yerevan’s inability to act with sufficient autonomy and sovereignty throughout the process—from preliminary understandings with Baku to a definitive peace agreement. This dynamic is already evident in the implementation of the 2020 Joint Statement between the President of the Republic of Azerbaijan, the Prime Minister of the Republic of Armenia, and the President of the Russian Federation. The Joint Statement’s Article 9 states: “The Republic of Armenia shall guarantee the free passage of citizens, vehicles and goods between the western regions of the Republic of Azerbaijan and the Nakhchivan Autonomous Republic. The transportation control shall be carried out by the Russian Federal Security Service Border Unit. Upon agreement of the parties, new transport links will be constructed connecting the Nakhchivan Autonomous Republic with the western regions of Azerbaijan.”

This provision clearly establishes a legal basis for the Zangezur Corridor, granting Azerbaijan transit rights without undermining Armenia’s sovereignty. What is at issue here is not territorial transfer, but the liberalization of international transport. The legal foundation for this concept lies in instruments such as the United Nations Convention on the Law of the Sea (UNCLOS), GATT Article V (Freedom of Transit), and the 1965 New York Convention on Transit Trade of Land-locked States (which enshrines the principle of freedom of transit).

Nevertheless, Armenia continues to block every agreement on the path to a solution by invoking arguments around sovereignty. Therefore, for now, all corridor or junction projects—particularly the definitive peace agreement—remain at the rhetorical level. However, Armenia’s recently demonstrated willingness to improve relations with Turkey and Azerbaijan does offer a modest lift to hope. For example, the photograph of the First Ladies of Azerbaijan, Armenia, and Turkey together at the 25th Summit of the Shanghai Cooperation Organisation (SCO) held in China strengthens that ray of hope.

Ahmet Sağlam / 09.10.2025 / Ankara

REFERENCES

  • Presidency of the Republic of Azerbaijan (Accessed: October 7, 2025).

The Presidents of Azerbaijan and the United States and the Prime Minister of Armenia Held a Joint Press Conference at the White House. https://president.az/az/articles/view/69570

  • Presidency of the Republic of Azerbaijan (Accessed: October 7, 2025).

Speech by President of the Republic of Azerbaijan Ilham Aliyev at the 80th Session of the United Nations General Assembly. https://president.az/az/articles/view/70187

  • Office of the Prime Minister of the Republic of Armenia (Accessed: October 7, 2025).

Address by Prime Minister Nikol Pashinyan at the 80th Session of the UN General Assembly. https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/09/26/Nikol-Pashinyan-visiting-USA/

  • Office of the Prime Minister of the Republic of Armenia (Accessed: October 7, 2025).

Nikol Pashinyan and Masoud Pezeshkian Signed a Joint Statement; Other Documents Signed Between the Two Countries. https://www.primeminister.am/en/press-release/item/2025/08/19/Nikol-Pashinyan-Masoud-Pezeshkian-19-08/

  • Office of the Prime Minister of the Republic of Armenia (Accessed: October 7, 2025).

Prime Minister Nikol Pashinyan’s Working Visit to the People’s Republic of China. https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/08/30/Nikol-Pashinyan-visit-to-China/

  • The Kremlin (Official Website of the President of the Russian Federation) (Accessed: October 7, 2025).

Joint Statement by the President of the Republic of Azerbaijan, the Prime Minister of the Republic of Armenia, and the President of the Russian Federation. http://kremlin.ru/events/president/news/64384

  • Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation (Accessed: October 7, 2025).

Joint Statement by the President of the Republic of Azerbaijan, the Prime Minister of the Republic of Armenia, and the President of the Russian Federation. https://www.mid.ru/ru/maps/am/1446283/

Стратегический тупик в дискуссиях о «Коридоре Зангеzur»: региональная интеграция или геополитическое соперничество?

8 августа 2025 года президент Азербайджана Ильхам Алиев и премьер-министр Армении Никол Пашинян встретились под эгидой президента США Дональда Трампа и подписали совместную декларацию.

Согласно этой декларации, «Коридор Зангеzur» передаётся в эксплуатацию США под названием «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния» сроком на 99 лет. Тем самым был преодолён ещё один исторический рубеж в направлении открытия коридора.

В своей речи на 80-й сессии Генеральной Ассамблеи ООН президент Азербайджана Ильхам Алиев охарактеризовал проект «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния» как одну из важнейших инициатив в его концепции: «Региональные связи — это основа нашего видения прочного мира. Одним из важнейших итогов Вашингтонского саммита является проект «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния», который обеспечит беспрепятственный транзит через Коридор Зангеzur и укрепит региональные коммуникации».

Премьер-министр Армении Никол Пашинян, выступая на 80-й сессии Генеральной Ассамблеи ООН, подчеркнул, что Вашингтонская декларация, принятая 8 августа 2025 года в Белом доме при участии президента США Дональда Трампа и президента Азербайджана, стала кульминацией мирного процесса между Арменией и Азербайджаном.

В своём выступлении Пашинян отметил следующее:

  • Он выступил против выражения «Коридор Зангеzur», назвав его претензией на территорию Армении и попыткой навязать нарратив конфликта. Пашинян подчеркнул, что после принятия Вашингтонской декларации президент Азербайджана стал использовать термин «Коридор Зангеzur», который, по его словам, отсутствовал в документах и никогда не использовался в рамках армяно-азербайджанских переговоров.
  • Он заявил, что Армения, совместно с США и другими сторонами, намерена реализовать инфраструктурный проект «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния» на территории Армении. Проект будет включать множество компонентов на десятки километров и будет носить как региональное, так и глобальное значение. Пашинян охарактеризовал его как надлежащее отражение армянской инициативы «Узел мира».

Таким образом, Пашинян отвергает применение термина «Коридор Зангеzur».

Кроме того, самопозиционирование проекта «Узел мира» можно рассматривать как попытку Армении сбалансировать свои отношения с США и Ираном. Действительно, во время визита в Армению в августе 2025 года президент Ирана Масуд Пажескийан и Пашинян обсудили вопросы сотрудничества в сфере железнодорожного, автомобильного и логистического транспорта в контексте этого проекта. Особое внимание было уделено железной дороге Нахичевань–Джолфа через Армению, которая могла бы обеспечить Ирану выход к Черному морю через армянскую территорию. Пашинян подчеркнул, что инфраструктурная сеть коридора Трампа будет функционировать под полным контролем суверенитета и безопасности Армении. В числе стратегически важных проектов он назвал автомобильную дорогу Каджаран–Агарак длиной 32 км и строительство второго пограничного моста. В энергетической сфере он отметил важность завершения линии передачи электроэнергии Армения–Иран.

Пашинян вновь подтвердил акцент на проекте «Узел мира» во время рабочего визита в Китай. В ходе визита он заявил, что инициатива «Узел мира» взаимно дополняется инвестиционной программой США «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния». Он указал, что используемые президентом Азербайджана формулировки не совпадают с пониманием, достигнутым в Вашингтоне, и что Армения намерена реализовать программу коммуникационного инвестирования с США под названием «Трасса Трампа для международного мира и благосостояния».

По данным официального сайта правительства Армении, президент Китая Си Цзиньпин поддерживает проект «Узел мира» и открытие региональных коммуникационных линий в Армении.

Оценка геополитических и дипломатических основ армянского подхода «Перекресток мира»

Армения рассматривает термин «Перекресток мира» не просто как концептуальный выбор, а как стратегический дискурс, имеющий значение с точки зрения суверенитета и регионального положения, противопоставляемый выражению «Зангезурский коридор».

Ереван утверждает, что понятие «коридор» может подразумевать предоставление Азербайджану особого или прямого права прохода через территорию Армении, что в контексте международного права может вызвать риск утраты суверенитета. Армянская сторона воспринимает дискурс «коридора» как потенциальный инструмент геополитического давления, способный ослабить государственный суверенитет; в противоположность этому концепция «Перекрестка мира» предлагается как идея многополярной и инклюзивной сети коммуникаций. В этом контексте Армения указывает, что «коридор» в некоторых случаях может предполагать экстерриториальный статус (то есть находящийся вне юрисдикции государства, по территории которого он проходит). Хотя Ереван считает, что термин «коридор» может подразумевать частичную потерю суверенитета, в международном праве он чаще ограничивается лишь правом транзита.

На региональном уровне Армения рассматривает идею «Зангезурского коридора» как односторонний, ориентированный на Азербайджан транспортный маршрут, что, по мнению Еревана, сводит Армению к роли пассивной транзитной территории. В то же время через концепцию «Перекресток мира» Армения стремится позиционировать себя как точку пересечения многовекторных связей между Турцией, Ираном, Грузией и Азербайджаном. Предполагается, что эта модель даст не только удобство транзита, но и возможность диверсифицировать доходы за счет таможенных сборов, логистических инвестиций и энергетических маршрутов.

Такой терминологический и стратегический выбор также рассматривается как дипломатическая реакция Армении на региональные угрозы и ожидания. В этом контексте Армения стремится смягчить отношения с Турцией и Азербайджаном, одновременно избегая прямых напряжений с такими региональными акторами, как Иран. Особенно важно, что Тегеран воспринимает «Зангезурский коридор» как обходной путь, способный ослабить его региональное влияние, что делает подход «Перекресток мира» более приемлемым для Ирана и позволяет Еревану поддерживать стратегическое равновесие.

С внутренней политической точки зрения премьер-министр Армении Никол Пашинян использует концепцию «Перекресток мира» как инструмент политической коммуникации, подчеркивающий суверенитет, независимость и способность к самостоятельному принятию решений. В ответ на критику оппозиции о том, что «Армения делает уступки Азербайджану», правительство Пашиняна стремится донести послание: «Армения не сдается — она сотрудничает». Таким образом, концепция служит для укрепления национальной устойчивости внутри страны и создания впечатления контролируемой гибкости во внешней политике.

В итоге, подход Армении, выраженный в проекте «Перекресток мира», является попыткой одновременно послать сигнал внутренней аудитории и выстроить сбалансированную дипломатию между США, Европейским союзом и Ираном. Кроме того, наблюдаются намерения Пашиняна отложить ратификацию парафированного в Вашингтоне мирного соглашения до парламентских выборов 2026 года, чтобы избежать внутреннего недовольства. Похоже, что выборы 2026 года в Армении могут стать определяющими для судьбы соглашения «Маршрут к международному миру и процветанию», поскольку победа пророссийских сил может привести к полной приостановке данного соглашения.

Южный Кавказ: новые оси геоэкономической конкуренции — Трамп, Коридор Зенгезур и Коридор Арас

Южный Кавказ в последние годы стал центром новых геополитических структур, ориентированных на энергетику, торговлю и транспорт. В этом контексте три ключевых транспортных направления — Коридор Трампа (Trump Route for International Peace and Prosperity), Коридор Зенгезур и Коридор Арас — занимают центральное место не только в перестройке региональных связей, но и в возникновении конкуренции между государствами. Эти спорные логистические маршруты могут, с одной стороны, стать источником новых напряженностей и очагов конфликтов; с другой — имеют потенциал сделать Южный Кавказ одним из новых центров международной торговли.

  1. Коридор Трампа

Коридор Трампа — многослойный проект, который предполагает интеграцию транспортной и энергетической инфраструктуры через территорию Армении между материковой частью Азербайджана и Нахчываном. Цель — поощрение международного сотрудничества, оживление региональной торговли и подключение маршрутов Нового шелкового пути из Китая к западным рынкам через Турцию и Азербайджан.

Этот коридор рассматривается не просто как транспортная магистраль, но как средство увеличения геоэкономического влияния США на Среднем коридоре, контроля над региональными экономическими ориентирами и обретения ключевой позиции в турецко-азербайджано-европейской связке, а также в отношениях Турции и тюркского мира, создавая баланс силы относительно стратегической позиции Ирана.

  1. Коридор Зенгезур

Коридор Зенгезур — стратегический проект, который предполагает установление прямых автомобильных и железнодорожных связей между Азербайджаном и Турцией через Армению, обеспечивая прохождение через Нахчыван без посредников. Этот маршрут соединяет Каспийское море с Средиземным безпрерывной транспортной связью.

Проект важен не только с экономической и логистической точки зрения, но и с точки зрения геополитической интеграции тюркского мира, в частности в рамках Организации тюркских государств. Зенгезур Коридор рассматривается как один из самых конкретных шагов к стратегическому пути между Средней Азией и Анатолией.

Проект может способствовать укреплению регионального мира, давая Армении возможность повысить свою стратегическую позицию, восстанавливая экономическую активность региона и обеспечивая населению прямой доступ к экономическим благам через сотрудничество между государствами. Снижение атмосферы враждебности и развитие мира и доверия между соседями могут поддерживаться правом соседних государств и нормами международного права.

Также Коридор Зенгезур представляет для Армении альтернативный путь, освобождающий её от режима «между Ираном, США и Россией», позволяющий заявлять себя как суверенное государство, принимающее собственные решения и уменьшающее влияние конфликтной культуры.

  1. Коридор Арас: геоэкономический встречный ход Ирана

Коридор Арас рассматривается как альтернативный маршрут, по которому Азербайджан мог бы достичь Нахчывана через территорию Ирана, исключив Армению. Это предложение является стратегическим ответом со стороны Ирана.

Для Тегерана Коридор Арас может означать сохранение ключевой роли в связях между Турцией и тюркским миром, в транспорте и торговле, в частности в связи Нахчывана с Европейским союзом.

Также для Ирана важно стать частью Среднего коридора, повысить свой статус транзитной страны на маршрутах «Нового шелкового пути» и получить экономическую выгоду от региональной логистической активности.

Одновременно, с точки зрения Тегерана, этот проект рассматривается как способ сбалансировать влияние США в Южном Кавказе и сохранить центральную роль в сетях региональной торговли и энергетики, как это было до Второй Карабахской войны.

Заключение

Коридоры Трампа, Зангезур и Арас представляют собой не просто транспортные и торговые маршруты Южного Кавказа, но и процессы переосмысления регионального баланса сил и стратегических ориентиров глобальных акторов. Эти проекты символизируют формирование многоуровневого порядка, где геоэкономическое сотрудничество переплетается с геополитическим соперничеством.

На данный момент говорить о достижении окончательного консенсуса по кавказским коридорам невозможно. Несмотря на то, что проект Коридора Трампа создал определённую «атмосферу мира», ереванские власти затрудняются предпринять конкретные шаги из-за пересечения стратегических интересов США, Ирана и России в регионе. Кроме того, внутриполитические соображения, связанные с парламентскими выборами в Армении 2026 года, ещё больше усложняют процесс принятия решений в Ереване.

Особое значение имеет факт аренды американским частным консорциумом на 99 лет участка территории в Сюникской области Армении для эксплуатации инфраструктуры и экологического управления Зангезурским коридором. Хотя США формально не берут на себя прямых обязательств в области безопасности, этот шаг ясно демонстрирует их стремление к долгосрочному присутствию в регионе. Такая перспектива вызвала резкую реакцию со стороны России и Ирана. Тегеран рассматривает данный проект как стратегию «наземной блокады», направленную на изоляцию Ирана от Южного Кавказа, тогда как иранские аналитики видят в этом продолжение экономического и политического давления со стороны США.

Во время визита президента Исламской Республики Иран Масуда Пезешкиана в Ереван премьер-министр Армении Никол Пашинян заявил, что коридор будет функционировать в соответствии с армянским законодательством. Однако, судя по всему, это заявление не убедило Пезешкиана.

В целом, неспособность ереванского руководства действовать как независимое и суверенное государство на протяжении всего процесса — от предварительных договорённостей с Баку до подписания окончательного мирного соглашения — является ключевым фактором, препятствующим доведению всех инициатив до стадии окончательного подписания. Это отчётливо проявилось и в реализации Совместного заявления Президента Азербайджанской Республики, Премьер-министра Республики Армения и Президента Российской Федерации от 2020 года. В частности, пункт 9 Совместного заявления гласит:

«Республика Армения гарантирует безопасность транспортного сообщения между западными районами Азербайджанской Республики и Нахчыванской Автономной Республикой с целью обеспечения беспрепятственного передвижения граждан, транспортных средств и грузов в обоих направлениях. Контроль над транспортным сообщением осуществляется Пограничной службой Федеральной службы безопасности Российской Федерации. По согласованию сторон будут построены новые транспортные коммуникации, соединяющие Нахчыванскую Автономную Республику с западными районами Азербайджана».

Данная норма ясно указывает на то, что Армения, не лишаясь суверенных прав, предоставляет Азербайджану свободу транзита. Здесь речь идёт не о передаче территорий, а о либерализации международных транспортных связей. Правовая основа этого положения восходит к принципу «freedom of transit» (свобода транзита), закреплённому в таких международных документах, как Конвенция ООН по морскому праву (UNCLOS), статья V Генерального соглашения по тарифам и торговле (ГАТТ) и Нью-Йоркская конвенция 1965 года о транзитной торговле государств, не имеющих выхода к морю.

Тем не менее, используя риторику «суверенных прав», Ереван находит способы блокировать каждый шаг, ведущий к решению. В результате ни один из проектов — будь то мирное соглашение, коридор или транспортный узел — пока не вышел за пределы декларативных намерений.

Однако в последнее время наблюдается определённый оптимизм, связанный с готовностью Армении развивать отношения с Турцией и Азербайджаном. Так, совместная фотография первыx леди Азербайджана, Армении и Турции, сделанная в Китае в ходе 25-го заседания Совета глав государств Шанхайской организации сотрудничества (ШОС), усилила надежды на сближение.

Ахмет Саглам / 09.10.2025 / Анкара

 

СПИСОК ИСТОЧНИКОВ

  • Администрация Президента Азербайджанской Республики (дата обращения: 07.10.2025)

Президенты Азербайджана и Соединённых Штатов Америки, а также Премьер-министр Армении выступили с заявлением для прессы в Белом доме. https://president.az/az/articles/view/69570

  • Администрация Президента Азербайджанской Республики (дата обращения: 07.10.2025)

Выступление Президента Азербайджанской Республики Ильхама Алиева на 80-й сессии Генеральной Ассамблеи Организации Объединённых Наций. https://president.az/az/articles/view/70187

  • Аппарат Премьер-министра Республики Армения (дата обращения: 07.10.2025)

Выступление Премьер-министра Республики Армения Никола Пашиняна на 80-й сессии Генеральной Ассамблеи ООН. https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/09/26/Nikol-Pashinyan-visiting-USA/

  • Аппарат Премьер-министра Республики Армения (дата обращения: 07.10.2025)

Никол Пашинян и Масуд Пезешкиан подписали совместное заявление; между двумя странами были также подписаны другие документы. https://www.primeminister.am/en/press-release/item/2025/08/19/Nikol-Pashinyan-Masoud-Pezeshkian-19-08/

  • Аппарат Премьер-министра Республики Армения (дата обращения: 07.10.2025)

Рабочий визит Премьер-министра Республики Армения Никола Пашиняна в Китайскую Народную Республику. https://www.primeminister.am/en/foreign-visits/item/2025/08/30/Nikol-Pashinyan-visit-to-China/

  • Кремль (дата обращения: 07.10.2025)

Совместное заявление Президента Азербайджанской Республики, Премьер-министра Республики Армения и Президента Российской Федерации. http://kremlin.ru/events/president/news/64384,

  • Министерство иностранных дел Российской Федерации (дата обращения: 07.10.2025)

Совместное заявление Президента Азербайджанской Республики, Премьер-министра Республики Армения и Президента Российской Федерации. https://www.mid.ru/ru/maps/am/1446283/

 

Our research article has been published by Uzbekistan-based UZDaily. You can click this link to read the article in English.

Наша исследовательская статья была опубликована узбекистанским изданием UZDaily. Вы можете перейти по этой ссылке, чтобы прочитать статью на английском языке.

Araştırma yazımız Azerbaycan’da News.az yayınlanmıştır. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

Araştırma yazımız Azerbaycan’da Subyekt yayınlanmıştır. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Araştırma yazımız Kerkük Gazetesinde yayınlanmıştır. Yazıyı okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.