Çin’in Kuşak-Yol Girişimi ve Orta Koridor
Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, ülkesinin bütün bölgelerini sahip olduğu coğrafi ve ekonomik avantajlara göre küresel açılım sürecine entegre etme hedefi olarak öne çıkmaktadır. Çin’in bu girişimi aynı zamanda doğu, batı, iç ve kıyı bölgeleri arasındaki ekonomik etkileşimi ve bağlantısallığı güçlendirerek hem kara hem de deniz ticaret yollarında merkezî bir konum elde etme gayretini de yansıtmaktadır. Çin böylece bölgesel kalkınmayı dengeleyip bütün bölgelerinin dışa açılımını teşvik ederek, ülkesini uluslararası ticarette, lojistikte ve sanayi iş birliğinde küresel liderlik rolüne yükselterek buradaki konumu pekiştirmeyi amaçlamaktadır.
Bununla birlikte, Çin açısından Kuşak ve Yol Girişimi Orta Asya bağlamında değerlendirildiğinde ise bu girişim, Çin’in Orta Asya (Türkistan) ülkeleriyle ekonomik, kültürel ve stratejik ilişkilerini en üst düzeye çıkarma çabalarının bir yansıması olarak öne plana çıkmaktadır. Bu süreçte Çin, Rusya’nın bölgede zayıflayan konumunun oluşturduğu boşluğu doldurarak, kendisinin merkezde olduğu bir güç ve nüfuz alanı meydana getirmeyi hedeflemektedir.
Öte yandan, Kuşak ve Yol Girişimi Orta Asya ülkeleri açısından değerlendirildiğinde ise bölgedeki ulaşım ağlarının gelişimi sayesinde bölge ülkeler arasındaki ticari ve kültürel ilişkilerin güçleneceği hem de bölge ekonomilerinin Avrupa’ya kadar uzanan kesintisiz bağlantı imkânlarına kavuşacağı öngörülmektedir. Yine Orta Asya üzerinden geçecek yeni ticaret rotaları ilgili ülkelerin stratejik önemini artıracaktır. Bu bağlamda bölgede ulaşım özelinde yapılacak alt yapısı çalışmaları Orta Asya ülkelerinde yaşanan altyapı ile ulaşım alanlarındaki yapısal problemlerin çözümüne de katkı sağlayacaktır.
Bütün bunlarla birlikte, Çin’in Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’ni (ASEAN) oluşturan on ülke ile güçlü ticaret ve yatırım ilişkilerine sahip olduğu görülmektedir. Bölgenin en büyük ticaret ortağı konumunda bulunan Çin’in bu avantajı; tarihî, coğrafi ve ekonomik bağlarının gücünden kaynaklanmaktadır. Öte yandan ABD, bölgedeki ilişkilerini büyük ölçüde Çin’in etkisine karşı bir denge unsuru olarak geliştirmekte ve ASEAN ülkeleri ile ekonomik, güvenlik ve diplomatik iş birliğini artırmayı amaçlamaktadır. Bu durum, geleneksel bir ticaret rekabetinden ziyade, bölgenin geleceğini şekillendirecek jeopolitik etki, güvenlik ittifakları ve ekonomik bağımlılık üzerinden yürüyen çok boyutlu bir etkileşim katmanları olarak değerlendirilebilir. ASEAN ülkeleri ise bu rekabetin içinde pragmatik bir yaklaşım benimseyerek, ABD ve Çin başta olmak üzere farklı büyük güçlerle ilişkilerini dengeli bir şekilde sürdürmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Çin’in ticari rotalarındaki bir diğer amacı ise bütün bölgelerini uluslararası ticarete açarak ASEAN ülkeleri ile olan ekonomik ilişkilerinde ABD’ye karşı bölgede yüksek olan rekabet gücünü daha da artırarak aradaki farkı daha da açma girişiminin bir tasavvuru olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Kuşak, Yol” güzergâhında Çin’in ASEAN ülkelerine ticari rotalarını geliştirme stratejisi ise iki ana arterde değerlendirilebilir. Bunlardan birincisi Güney Çin Denizi üzerinden işleyen 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’dur. Bu yolu destekleyici kara bağlantısı olarak ise Çin–Laos Demir Yolu üzerinden diğer koridorlarla desteklenen çalışmalar karşımıza çıkmaktadır. Bu çok katmanlı ulaşım ağında amaç; Çin ile ASEAN ülkeleri arasındaki ticareti hızlandırarak bölgesel entegrasyonu derinleştirmektedir. Dolayısıyla ASEAN ülkeleri, “Kuşak, Yol” Girişimin doğal ve stratejik bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çin’in “Kuşak, Yol Girişimi” çerçevesinde Orta Asya özelinde geliştirdiği Çin’den Avrupa’ya uzanan ticaret koridorları vizyonuna gelindiğinde ise; Rusya ile Avrupa arasındaki siyasi ve güvenlik temelli gerilimler sonucunda bu koridorların önemli bir çeşitlenme ve yeni bir ivme kazandığı görülmektedir. Rusya ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki gerginlik; Rusya’daki muhaliflere yönelik baskılar, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı ve nihayetinde 2022 yılında Ukrayna’nın işgaliyle en üst düzeye ulaşmıştır. Bu gelişmelerin ardından Batılı ülkeler tarafından Rusya’ya yönelik kapsamlı yaptırım paketleri uygulanmaya başlamıştır.
Söz konusu yaptırımlar, Çin’den Avrupa’ya uzanan alternatif ulaşım ve ticaret güzergâhlarının stratejik önemini artırmış; bu bağlamda Trans-Hazar rotası olarak da bilinen ve “Orta Koridor” adıyla anılan güzergâha yönelik ilgi dikkate değer ölçüde artmıştır. Çin’den Avrupa’ya uzanan güzergâhlara bakıldığında ise; Kuzey Koridoru, Orta Koridor ve Güney Koridor olmak üzere farklı hatların bulunduğu; bu hatların öneminin ise ekonomik, güvenlik ve siyasi şartlara bağlı olarak -yukarıda değindiğimiz üzere- dönemsel bir biçimde önemi ya artmakta ya da azalmaktadır.
Bu bağlamda, günümüz şartlarında stratejik önemi giderek artan Orta Koridor’un güzergâhını incelendiğinde ise iki ana rotanın öne plana çıktığını görmekteyiz. Bunlardan ilki; Çin – Kazakistan (Hazar geçişli) – Azerbaycan – Gürcistan / Ermenistan- Türkiye (kara ve deniz yoluyla) – Avrupa Birliği hattıdır. İkinci rota ise; Çin – Kırgızistan – Özbekistan – Türkmenistan (Hazar geçişli) – Azerbaycan – Gürcistan / Ermenistan- Türkiye – Avrupa Birliği güzergâhlarıdır.
Çin – Kırgızistan – Özbekistan rotası değerlendirildiğinde, bu hattın hem Orta Koridor’u hem de Güney Koridor’u besleyen ana arter konumunda olduğu görülmektedir. Bu çerçevede Çin, söz konusu güzergâha özel önem atfetmekte ve projenin hızlı bir şekilde tamamlanması yönünde yoğun çaba harcamaktadır.
Örneğin Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu Projesi inşası 27 Aralık 2024 tarihinde resmen başlanmıştır. Ardından, 30 Haziran 2025 tarihinde Kırgızistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Su Kaynakları, Tarım ve Gıda Sanayi Bakanı Bakıt Torobayev başkanlığında Kırgızistan’daki ilgili devlet kurumları, mahallî yönetimler ve kamu payı bulunan işletmelerin temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantıda, Çin–Kırgızistan–Özbekistan uluslararası demir yolu hattının tamamı boyunca geniş kapsamlı inşaat çalışmalarının resmen başlatıldığı duyurulmuştur. Bakan Torobayev, 29 Nisan 2025 tarihinde demir yolunun kilit altyapı tesislerinin inşasıyla ilgili temel atma töreninin gerçekleştirildiğini hatırlatarak, projenin yalnızca ulaşım altyapısını geliştirmeye yönelik bir adım değil; aynı zamanda ekonomik büyümeyi teşvik eden, hayat kalitesini artıran ve bölgedeki entegrasyonu güçlendiren çok yönlü bir girişim olarak ifade etmiştir. Kırgızistan topraklarından geçen kısmın ise 304 kilometreden fazla olacağını belirterek projenin toplam maliyetinin 4,7 milyar ABD doları civarında olacağını tahmin ettiklerini vurgulamıştır. Demir yolu hattının yaklaşık %40’ının tünel ve köprülerden oluşacağı, bu doğrultuda 27 tünel ve 41 köprünün inşa edilmesinin planlandığını da açıklamıştır. Ayrıca projenin bütün çalışmalarının 2030 yılına kadar da tamamlanmasını hedeflendiklerini belirtmiştir.
Orta Koridor’un diğer bir güzergâhı olan Çin–Kazakistan–Azerbaycan –Gürcistan / Ermenistan -Türkiye hattında da son dönemlerde önemli gelişmeler yaşanmış ve bu doğrultuda kayda değer adımlar atılmıştır. Bu çerçevede Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan düzenleyeceği çalışma ziyareti öncesinde Kazakistan’ın Kazinform Haber Ajansına verdiği mülakatta, 2022 yılında Aktau’da Türkiye’nin, Azerbaycan’ın ve Kazakistan’ın topraklarından geçen Orta Koridor’un geliştirilmesi ve işletilmesiyle ilgili olarak “2022–2027 Yol Haritası”nın imzalandığını belirtmiştir. Ayrıca 21 Ekim 2025 tarihinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev’e “Orta Koridor’un Geliştirilmesi” (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı) proje tanıtımı yapılarak iki ülkenin liderlerine proje hakkında ayrıntılı bilgi sunulmuştur. Yapılan bilgilendirmede, Çin ve Orta Asya ülkelerini Avrupa devletleriyle birleştiren temel ulaştırma-lojistik güzergâhı olan Orta Koridor’un, bölgesel ve kıtalar arası ticaretin güçlendirilmesinde stratejik bir rol üstlendiği ifade edilmiştir. Bunu yanında Çin’den Azerbaycan’a yapılan taşımaların hacminin giderek arttığı ve 2030 yılına kadar mevcut seviyeye kıyasla üç kat daha artmasının öngörüldüğü belirtilerek bu durumun projenin bölgedeki önemini daha da artırdığı vurgulanmıştır.
Yine Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 21.10.2025 tarihinde Kazakistan’daki çalışma ziyareti esnasında yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın Ermenistan’a yönelik bütün kargo geçişi kısıtlamalarını kaldırdığını belirtmiş ve Kazak tahılının Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a gönderilen ilk sevkiyatı olduğunu ifade etmiştir. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın sözcüsü ise Aliyev’in bu adımını, “bölgesel iletişim hatlarının açılması, karşılıklı güvenin güçlendirilmesi ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen barışın kurumsallaştırılması açısından büyük önem taşıyan bir adım” olarak nitelendirmiştir.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ise Gürcistan’da düzenlenen 5. Tiflis İpek Yolu Forumu’nda (22.10.2025), Ermenistan üzerinden geçecek Azerbaycan-Nahçıvan ve Azerbaycan-Ermenistan-Türkiye arasında boru ve elektrik hatlarının kurulacağını açıklayarak, barışın sağlanması gerektiğini vurgulamış ve Türkiye ile sınırın açılmasına yönelik çalışmalara devam ettiklerini ifade etmiştir. Yakın dönemde yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında, Ermenistan ve Azerbaycan arasında sağlanacak kalıcı bir barış anlaşması sonucunda açılacak Zengezur Koridoru’nun Orta Koridoru önemini daha da artıracağı görülmektedir. Bu bağlamda, Orta Koridor’un iki ana taşıyıcısı olan Çin–Kırgızistan–Özbekistan–Türkmenistan-Azerbaycan hattı ile Çin–Kazakistan–Hazar geçişli Azerbaycan hatlarının birbirinin rakibi değil tam aksine birbirlerinin tamamlayıcısı olarak görülmektedir.
Sonuç
Ermenistan ve Azerbaycan arasında kalıcı barışın sağlanması ve bu doğrultuda Zengezur Koridoru’nun açılması, Orta Koridor’un fonksiyonelliğini artırarak bölgesel entegrasyonu güçlendirme potansiyelini ortaya çıkarmaktadır. Bu doğrultuda Azerbaycan’ın Ermenistan’a transit kargo kısıtlamalarını kaldırması, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı bir barışın ilk somut çıktıları olarak yorumlanmaktadır.
Ayrıca Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde hayata geçirilmeye çalışan Orta Koridor’un iki ana güzergâhı, birbirini tamamlayan ve ekonomik, lojistik ile stratejik açıdan sinerji oluşturan hatlar olarak ön plana çıkmaktadır. Bu hatlar, Orta Asya Türk Devletlerinde ticaretin ve ulaşım altyapısının gelişmesine öncülük etmekte, ekonomik hareketliliği artırmakta ve bölgesel iş birliğini güçlendirmektedir. Bu hataların birbirine rakip olarak görülmesi şu aşamada mümkün görünmemektedir. Aksine bu hatların çeşitliliği Türk Devletleri arasındaki iş birliği kültürünü zenginleştirmektedir. Bu bağlamda Türk Devletleri ve bölge devlerinin birbirlerine devlet başkanları düzeyinde çalışma ziyaretleri düzenlediği ve karşılıklı sorunların iş birliği mekanizması içinde çözüldüğü gözlenmektedir. Keza, Türk devletleri, aralarındaki karşılıklı sorunları istişare yoluyla ve doğrudan devlet başkanları düzeyinde çözmekte; bölgedeki ticari gelişmeleri ise kardeşlik hukuku çerçevesinde şekillendirmektedir. Bu doğrultuda, Türk Devletleri Teşkilatı, söz konusu iş birliğini kurumsal bir zemine taşıyan etkin bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır. Türk Devletleri arasındaki Sovyetler Birliği döneminden kalan sınır ve su gibi problemlerin Türk Devletleri Teşkilatının Türk devlet başkanları düzeyinde oluşturduğu istişare mekanizması içinde karşılıklı anlayış ve güven içinde hızlı bir şekilde çözüme kavuştuğu gözlemlenmektedir. Bu bağlamdan bakıldığında Türk Devletlerinin Orta Asya’da gerçekleştirilecek projelerde birbirlerine rakip olarak değil birbirleriyle iş birliği yaparak projelerin somut çıktılarını artıracak bir iş birliği dayanışmasında oldukları görülmektedir.
Ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı’nın yakın dönemde ortaya koyduğu “Türk Devletleri Teşkilatı + formatı”, başta Orta Asya’daki diğer devletler olmak üzere Teşkilatla iş birliği yapabilecek devletlerin ve teşkilatların katılımıyla bölgenin ekonomik ile stratejik önemine pozitif bir iveme kazandıracaktır.
Ahmet Sağlam / 22.10.2025 / Ankara
Kaynakça
The State Council of the People’s Republic of China. “Vision and Actions on Jointly Building Belt and Road. “Action plan on the Belt and Road Initiative” Gov.cn, 30 Mar. 2015, https://english.www.gov.cn/archive/publications/2015/03/30/content_281475080249035.htm
Natalie Sambhi, “Why ASEAN should not be a US-China battleground,” Brookings, October 3, 2024, https://www.brookings.edu/articles/why-asean-should-not-be-a-us-china-battleground/ https://www.brookings.edu/articles/why-asean-should-not-be-a-us-china-battleground/
Xinhua Headlines: China and Neighboring Countries Expand Cross-Border Railways for Greater Cooperation,” Belt and Road Portal, June 20, 2025, https://eng.yidaiyilu.gov.cn/p/0FUPTF85.html
For a detailed overview of the EU’s sanctions regime against Russia, see Council of the European Union, EU Sanctions against Russia (2025), (Accessed October 20, 2025), available at: https://www.consilium.europa.eu/en/policies/sanctions-against-russia/
OECD. (2023). Realising the Potential of the Middle Corridor. OECD Publishing. (Accessed October 20, 2025) s.16, https://doi.org/10.1787/635ad854-en
«Заместитель Председателя Кабинета Министров Кыргызской Республики — министр водных ресурсов, сельского хозяйства и перерабатывающей промышленности Бакыт Торобаев: По всей протяжённости железной дороги «Китай–Кыргызстан–Узбекистан» в Кыргызской Республике начаты полномасштабные строительные работы» — Официальный сайт Правительства Кыргызской Республики, 30 июня 2025 г., https://www.gov.kg/ru/post/s/25407-minkab-toragasynyn-orun-basary-bakyt-torobaev-kyrgyzstandyn-aimagyndagy-kytai-kyrgyzstan-ozbekstan-temir-zolunun-bardyk-304-cakyrymynda-toluk-kurulus-isteri-bastaldy
“Astanada ‘Orta Dəhlizin inkişafı’ birgə layihəsi təqdim edilib” Azərbaycan Respublikası Prezidentinin rəsmi internet səhifəsi, 21 oktyabr 2025. Erişim adresi: https://president.az/az/articles/view/70378
“Azerbaijan lifts curbs on cargo transit to Armenia in sign of growing peace.” Reuters, 21 October 2025, https://www.reuters.com/world/azerbaijan-lifts-curbs-cargo-transit-armenia-sign-growing-peace-2025-10-21/
Haberler.com “Paşinyan, Azerbaycan-Türkiye Boru ve Elektrik Hatları Projesini Duyurdu.” Haberler.com, 22 Ekim 2025. Erişim adresi: https://www.haberler.com/politika/pasinyan-azerbaycan-turkiye-boru-ve-elektrik-hatlari-projesini-duyurdu-19173800-haberi/
The State Council of the People’s Republic of China. “Vision and Actions on Jointly Building Belt and Road. “Action plan on the Belt and Road Initiative” Gov.cn, 30 Mar. 2015, https://english.www.gov.cn/archive/publications/2015/03/30/content_281475080249035.htm
United States Trade Representative. “Association of Southeast Asian Nations (ASEAN).” USTR.gov. Erişim 20 Ekim 2025. https://ustr.gov/issue-areas/trade-organizations/association-southeast-asian-nations-asean
United States Trade Representative. “Association of Southeast Asian Nations (ASEAN).” USTR.gov. Erişim 20 Ekim 2025. https://ustr.gov/issue-areas/trade-organizations/association-southeast-asian-nations-asean
“Çin’in Kuşak-Yol Girişimi ve Orta Koridor” başlıklı analizimiz, Kerkük Gazetesi’nde Türkiye Türkçe’ si olarak yayınlanmıştır!
Yazının tamamını okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz:

China’s Belt and Road Initiative and the Middle Corridor
China’s Belt and Road Initiative stands out as a goal to integrate all regions of the country into the global expansion process according to the geographical and economic advantages it possesses. This initiative of China also reflects its effort to obtain a central position in both land and maritime trade routes by strengthening economic interaction and connectivity between the eastern, western, central, and coastal regions. In this way, China aims to balance regional development, promote the outward orientation of all its regions, and consolidate its position by elevating the country to a global leadership role in international trade, logistics, and industrial cooperation.
Moreover, when the Belt and Road Initiative is evaluated in the context of Central Asia from China’s perspective, this initiative emerges as a reflection of China’s efforts to maximize its economic, cultural, and strategic relations with the countries of Central Asia (Türkistan). In this process, China seeks to fill the gap created by Russia’s weakening position in the region and to establish a sphere of power and influence with itself at the center.
On the other hand, when the Belt and Road Initiative is considered from the perspective of the Central Asian countries, it is foreseen that the development of transportation networks in the region will strengthen commercial and cultural relations among the regional countries and provide their economies with uninterrupted connectivity reaching Europe. Additionally, new trade routes passing through Central Asia will increase the strategic importance of the relevant countries. In this context, infrastructure works to be carried out, especially in the transportation sector, will also contribute to solving structural problems in infrastructure and transportation in the Central Asian countries.
Alongside all this, it is observed that China has strong trade and investment relations with the ten countries that make up the Association of Southeast Asian Nations (ASEAN). China’s advantage as the region’s largest trading partner stems from the strength of its historical, geographical, and economic ties. On the other hand, the United States largely develops its relations in the region as a balancing element against China’s influence and aims to increase economic, security, and diplomatic cooperation with the ASEAN countries. This situation can be regarded not merely as traditional trade competition, but as multi-dimensional layers of interaction that operate through geopolitical influence, security alliances, and economic dependency, which will shape the region’s future. Meanwhile, the ASEAN countries, within this competition, adopt a pragmatic approach and strive to maintain balanced relations with different major powers, primarily the United States and China.
In this context, another objective of China in its trade routes appears as further widening the gap by increasing its competitive power against the United States much more in its economic relations with ASEAN countries through opening all its regions to international trade.
In the Belt and Road route, China’s strategy to develop trade routes to the ASEAN countries can be evaluated along two main arteries. The first of these is the 21st Century Maritime Silk Road, operating through the South China Sea. As a land connection supporting this route, projects supported by other corridors through the China–Laos Railway are also encountered. The purpose of this multi-layered transportation network is to accelerate trade between China and the ASEAN countries and deepen regional integration. Therefore, the ASEAN countries emerge as a natural and strategic extension of the Belt and Road Initiative.
When it comes to the vision of trade corridors from China to Europe, developed specifically in Central Asia under the Belt and Road Initiative, it is observed that these corridors have gained significant diversification and new momentum as a result of political and security-related tensions between Russia and Europe. The tensions between Russia and the European Union (EU) reached their peak due to pressures on opponents in Russia, the annexation of Crimea by Russia, and ultimately the invasion of Ukraine in 2022. Following these developments, comprehensive sanctions packages were imposed on Russia by Western countries.
These sanctions have increased the strategic importance of alternative transportation and trade routes from China to Europe; in this context, interest in the route also known as the Trans-Caspian route, referred to as the “Middle Corridor,” has significantly risen. When examining the routes from China to Europe, there are different lines, namely the Northern Corridor, the Middle Corridor, and the Southern Corridor; the importance of these lines, as mentioned above, increases or decreases periodically depending on economic, security, and political conditions.
In this context, when examining the route of the Middle Corridor, whose strategic importance is increasingly rising under current conditions, two main routes stand out. The first of these is the China–Kazakhstan (via the Caspian Sea) – Azerbaijan–Georgia / Armenia–Türkiye (by land and sea) – European Union line. The second route is the China–Kyrgyzstan–Uzbekistan–Turkmenistan (via the Caspian Sea) – Azerbaijan–Georgia / Armenia– Türkiye –European Union route.
When evaluating the China–Kyrgyzstan–Uzbekistan route, it is observed that this line functions as a main artery feeding both the Middle Corridor and the Southern Corridor. Within this framework, China assigns special importance to this route and is making intense efforts to ensure the project’s rapid completion.
For example, the construction of the China–Kyrgyzstan–Uzbekistan Railway Project officially began on December 27, 2024. Subsequently, on June 30, 2025, a meeting was held under the chairmanship of Bakyt Torobaev, Deputy Chairman of the Cabinet of Ministers of the Kyrgyz Republic and Minister of Water Resources, Agriculture, and Food Industry, with the participation of representatives from relevant state institutions in Kyrgyzstan, local administrations, and publicly-owned enterprises. During the meeting, it was officially announced that extensive construction work along the entire China–Kyrgyzstan–Uzbekistan international railway line had commenced.
Minister Torobaev, recalling that the groundbreaking ceremony for the construction of the key infrastructure facilities of the railway was held on April 29, 2025, stated that the project is not only a step to develop transportation infrastructure but also a multifaceted initiative promoting economic growth, enhancing quality of life, and strengthening integration in the region. He emphasized that the section passing through Kyrgyzstan’s territory will exceed 304 kilometers and estimated the total cost of the project at approximately 4.7 billion U.S. dollars. He also explained that about 40% of the railway line will consist of tunnels and bridges, and accordingly, the construction of 27 tunnels and 41 bridges is planned. Furthermore, he indicated that the entire project is targeted for completion by the year 2030.
Significant developments have recently taken place along the other route of the Middle Corridor, the China–Kazakhstan–Azerbaijan–Georgia / Armenia–Turkey line, and notable steps have been taken in this regard. Within this framework, prior to his working visit to Kazakhstan, Azerbaijani President Ilham Aliyev stated in an interview with Kazakhstan’s Kazinform News Agency that the “2022–2027 Roadmap” for the development and operation of the Middle Corridor passing through the territories of Turkey, Azerbaijan, and Kazakhstan was signed in 2022 in Aktau.
Additionally, on October 21, 2025, the “Development of the Middle Corridor” (Trans-Caspian International Transport Route) project was presented to Azerbaijani President Ilham Aliyev and Kazakh President Kassym-Jomart Tokayev, providing the leaders of both countries with detailed information about the project. The briefing emphasized that the Middle Corridor, a major transport-logistics route connecting China and Central Asian countries to European states, plays a strategic role in strengthening regional and intercontinental trade. Furthermore, it was noted that the volume of shipments from China to Azerbaijan has been steadily increasing and is projected to triple by 2030 compared to current levels, highlighting the project’s growing significance in the region.
During his working visit to Kazakhstan on October 21, 2025, Azerbaijani President Ilham Aliyev also announced that Azerbaijan had lifted all cargo transit restrictions to Armenia and indicated that the first shipment of Kazakh grain sent via Azerbaijan to Armenia had been dispatched. The spokesperson for Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan described Aliyev’s step as “a significant measure for opening regional communication lines, strengthening mutual trust, and institutionalizing the peace established between Azerbaijan and Armenia.”
At the 5th Tbilisi Silk Road Forum held in Georgia on October 22, 2025, Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan announced that pipelines and power lines would be established along the routes passing through Armenia connecting Azerbaijan–Nakhchivan and Azerbaijan–Armenia–Turkey. He emphasized the necessity of achieving peace and stated that efforts to open the border with Turkey are continuing. Considering recent developments, it is observed that the opening of the Zangezur Corridor as a result of a permanent peace agreement between Armenia and Azerbaijan will further enhance the strategic importance of the Middle Corridor. In this context, the two main carriers of the Middle Corridor—the China–Kyrgyzstan–Uzbekistan–Turkmenistan–Azerbaijan line and the China–Kazakhstan–Caspian–Azerbaijan line—are not seen as competitors but rather as complementary to each other.
Conclusion
Achieving lasting peace between Armenia and Azerbaijan, and consequently opening the Zangezur Corridor, reveals the potential to enhance the functionality of the Middle Corridor and strengthen regional integration. In this context, Azerbaijan’s removal of transit cargo restrictions to Armenia is interpreted as one of the first tangible outcomes of permanent peace between Azerbaijan and Armenia.
Furthermore, the two main routes of the Middle Corridor, being implemented within the framework of the Belt and Road Initiative, emerge as complementary lines that create synergy economically, logistically, and strategically. These routes lead the development of trade and transportation infrastructure in the Turkic States of Central Asia, increase economic mobility, and strengthen regional cooperation. At this stage, it is not possible to view these routes as competitors. On the contrary, the diversity of these routes enriches the culture of cooperation among the Turkic States. In this context, it is observed that the Turkic states and the regional states organize working visits to each other at the level of heads of state and that mutual problems are resolved within the cooperation mechanism. Likewise, the Turkic States address their mutual issues through consultation and directly at the presidential level, while shaping regional trade developments within a framework of fraternal law.
In this regard, the Organization of Turkic States (OTS) emerges as an effective mechanism that institutionalizes this cooperation. Issues inherited from the Soviet era, such as borders and water disputes among the Turkic States, have been resolved rapidly through mutual understanding and trust within the OTS consultation mechanism at the presidential level. From this perspective, it can be seen that the Turkic States approach projects in Central Asia not as competitors but as collaborators, enhancing the tangible outcomes of projects through cooperative solidarity.
Additionally, the recently introduced “Organization of Turkic States + format” by the OTS is expected to provide positive momentum to the region’s economic and strategic importance, with the participation other states and organizations capable of cooperating with the OTS.
Ahmet Sağlam / 22.10.2025 / Ankara
Our analysis titled “China’s Belt and Road Initiative and the Middle Corridor” has been published in English on UzDaily in Uzbekistan! Click the link below to read the full article:
Click the link
